salat ve selam getirmek (Riyazussalihin)
Peygambere kim bir salevat getirirse Allah'tan on
misli merhamet elde edecegini, kiyamette peygambere en yakin
olanlarin ona fazla salevat getirenlerin oldugunu, en faziletli gün
olan Cuma günü salevat getirmenin faziletli oldugunu ve tüm
getirilen salevatlarin peygamberimiz (s.a.v.) kendisine
ulastirildigini, yaninda ismi anildigi halde peygamberimize salevat
getirmeyen kimsenin yüzünün yere sürtülecegini, peygamberimizin
kabrini bayram yerine çevirmememiz gerektigini, nerede olursak
olalim getirecegimiz salevatin ona hemen ulastirilacagini ve
ulastirilan bu salevatin ruhu iade edilerek bizzat peygamberimiz
tarafindan alinacagini, gerçek cimri kimsenin salevat getirilmesi
gereken anlarda salevat getirmeyen kimse oldugunu, dua edilecegi
zaman önce Allah'a hamdedip sonra salevat getirip sonra dua edilmesi
gerektigini, salat ve selamin ne oldugunu ögrenecegiz. [1]
,Allah ve melekleri peygambere salat etmekte, yani Allah onun seref
ve sanini yüceltip makamini yükseltmektedir. Melekler de dua edip
bagislanmasini dilemekteler ve yüksek derecelere yükseltilmesini isterler. Ey
inananlar! Siz de O'na dua ederek derecesinin
yükseltilmesini isteyin. Onu hayirla yad edin, kendinizi O'nun
rehberligine tam bir teslimiyetle terkedin., (Ahzab: 33/56)
1400. Abdullah Ibni Amr Ibni As radiyallahu anhüma Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’i söyle buyururken dinledigini
söylemistir: “Kim bana bir defa salatü selam getirirse, bu sebeple Allah Teala da
ona on misli merhamet eder.”[2]
1401. Ibni Mes’ûd radiyallahu anh’den rivayet edildigine göre
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem söyle buyurdu:
“Kiyamet gününde insanlarin bana en yakin olanlari, bana en çok
salat ü selam getirenleridir.”[3]
* Zümer: 39/75 ve Mü’min: 40/7'de de Allah'in melekleri Rablerini
hamd ile tesbih ederler denerek bizlerin de önceki bölümde Allah'a
hamdetmemizin geregi vurgulandigi gibi, burada da peygamberi
sevmemiz ve ona salevat getirmemiz tavsiye ediliyor. Al-i Imran:
3/31'de belirtildigi gibi eger peygamberi seviyorsak, Ahzab: 33/56
geregi ona salevat getirmeliyiz. [4]
1402. Evs Ibni Evs radiyallahu anh’den rivayet edildigine göre
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:– ,Günlerinizin en faziletlisi cuma günüdür. Bu sebeple o gün bana
çokça salatü selam getiriniz; zira sizin salatü selamlariniz bana
sunulur” buyurunca, ashab–i kiram:
– Ya Resûlallah! Vefat ettigin ve senden hiçbir eser kalmadigi zaman
salatü selamlarimiz sana nasil sunulur? diye sordular.
Bunun üzerine Peygamber aleyhisselam: – ,Allah Teala peygamberlerin bedenlerini çürütmeyi topraga haram
kildi, buyurdu.[5]
1403. Ebû Hüreyre radiyallahu anh’den rivayet edildigine göre
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem söyle buyurdu:
“Yaninda adim anildigi halde bana salatü selam getirmeyen kimse
perisan olsun.”[6]
* Hem müslüman oldugunu söyledigi halde hem de peygamberin ismi
anildiginda salevat getirmeyen kimse Ahzab: 33/56 geregince bir
farzi yerine getirmemis olacagindan, peygamberin cimri demesine ve
bedduasina hak kazanmis oluyor. [7]
1404. Yine Ebû Hüreyre radiyallahu anh’den rivayet edildigine göre
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem söyle buyurdu:
“Kabrimi bayram yeri haline çevirmeyiniz. Bana salatü selam
getiriniz. Zira nerede olursaniz olun sizin salatü selaminiz bana
ulasir.”[8]
* Geçmis ümmetlerin peygamberlerinin kabirlerini bayram yeri haline
getirmeleri kinanip, siz benim ümmetim bunu yapmayin diyor ve
kabrimin etrafinda bayram yeri gibi merasim yeri haline getirmeyin
diyerek (Muvatta, Kasru's-salat, 88)'de beyan edilen ,Allahim
kabrimi puthane haline getirme, diyerek Allah'a sigindigi bu kötü
hal gerçeklesmis olacaktir. Bu yüzden bu sakindirma yapilmistir. [9]
1405. Yine Ebû Hüreyre radiyallahu anh’den rivayet edildigine göre
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem söyle buyurdu:
“Bir kimse bana salatü selam getirdigi zaman, onun selamini almam
için Allah Teala ruhumu iade eder.”[10]
* Bakara: 2/154 ve Al-i Imran: 3/169-170 beyan edildigi üzere
sehidlere ölü denmemekte peygamberimiz ve sehidler bizim
bilmedigimiz bir hayata sahip olup yasamaktadirlar. Gönderdigimiz
salat-u selamin alinmasi biz ümmeti için seref vesilesidir ve büyük
bir firsattir. [11]
1406. Ali radiyallahu anh’den rivayet edildigine göre Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem söyle buyurdu: “Cimri, yaninda adim anildigi halde bana salatü selam getirmeyen
kimsedir.”[12]
1407. Fedale Ibni Ubeyd radiyallahu anh söyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namazdan sonra Allah’a hamd
etmeden, Peygamber aleyhisselam’a salatü selam getirmeden dua eden
bir adami isitti. Bunun üzerine:
“Bu adam acele etti” buyurdu. Sonra o adami yanina çagirdi. Ona veya
bir baskasina söyle buyurdu: “Biriniz dua edecegi zaman önce Allah
Teala’ya hamdü sena etsin, sonra Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem’e salatü selam getirsin. Daha sonra da diledigi sekilde dua
etsin”[13]
1408. Ebû Muhammed Ka‘b Ibni Ucre radiyallahu anh söyle dedi:
Bir gün Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem yanimiza gelmisti.
Kendisine: – Ya Resûlallah! Sana nasil selam
verecegimizi ögrendik, sana nasil
salavat getirecegiz? diye sorduk. O da söyle buyurdu:
– “Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed, kema salleyte
ala ali Ibrahîm, inneke hamîdün mecîd. Allahümme barik ala
Muhammedin ve ala ali Muhammed, kema barekte ala ali Ibrahîm, inneke
hamîdün mecîd: Allahim! Ibrahim’in aline rahmet ettigin gibi
Muhammed’e ve aline de rahmet et. Süphesiz sen övülmeye layik ve
yücesin. Allahim! Ibrahim’in aline hayir ve bereket lutfettigin gibi
Muhammed’e ve aline de hayir ve bereket ihsan et. Süphesiz sen
övülmeye layik ve yücesin, deyiniz.”[14]