44 ziyaretçi ve Sıfır kullanıcı çevrimiçi

Beşiğini melekler sallardı.
Beşikte iken gökdeki ay ile konuşurdu. Mübarek parmağı ile işaret ettiği tarafa meyl ederdi.
Beşikte iken konuşmaya başladı.
Çocuk iken, açıklarda gezerken, başı hizasında bir bulut da birlikde hareket ederek gölge yapardı. Bu hal, peygamberliği bildirilinceye kadar devam etti.
Her peygamberin sağ eli üstünde nübüvvet mührü vardı. Muhammed aleyhisselamın ise, mübarek sırtı ortasında sol küreğe yakın, kalbi üzerinde idi.
Önünde olanları gördüğü gibi, arkasında olanları dahi görürdü.
Aydınlıkta gördüğü gibi, karanlıkta da görürdü.
Tükürüğü, acı suları tatlı yaptı. Hastalara şifa verdi.
Gözleri uyurken, kalbi uyanak olurdu. Bütün peygamberler de böyle idi.
Ömründe hiç esnemedi. Bütün peygamberlere de böyle idi.
Mübarek teri, gül gibi güzel kokardı. Bir fakir kimse, kızını evlendirirken, kendisinden yardım iştemişti. O anda verecek şeyi yoktu. Küçükbir şişeye terinden koyup verdi. O kız, yüzüne, başına sürünce, evi misk gibi kokardı. Evi, "güzel kokulu ev" adı ile meşhur oldu.
Orta boylu olduğu halde, uzun kimselerin yanında iken, onlardan yüksek görünürdü.
Güneş ve ay ışığında yürüyünce, gölgesi yere düşmezdi.
Bedenine ve elbisesine sinek, sivri sinek ve başka böcekler konmazdı.
Çamaşırları, ne kadar giyerse giysin, hiç kirlenmezdi.
Her yürüdüğü zaman, arkasından melekler gelirdi. Bunun için, Eshabını önden yürütür; "Arkamı meleklere bırakın" buyururlardı.
Taş üstüne basınca, taşta ayağının izi kalırdı. Kum üstünde giderken hiç iz bırakmazdı. Abdest bozduğu zaman, yer yarılıp bevl ve benzerleri toprak içinde kalırdı. Oradan etrafa güzel kokular yayılırdı. Bütün peygamberler de böyle idi.