<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.sefaat.com/radyo/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sefaat.com/radyo</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Mar 2010 11:39:26 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Hak gelince batıl gider</title>
		<link>http://www.sefaat.com/radyo/hak-gelince-batil-gider/</link>
		<comments>http://www.sefaat.com/radyo/hak-gelince-batil-gider/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 11:38:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sahra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[batil zail]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[fahri kainat]]></category>
		<category><![CDATA[hak gelince]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sefaat.com/radyo/?p=452</guid>
		<description><![CDATA[
Server-i alem efendimiz, devesi Kusva&#8217;nın üzerinde terkisinde Üsame bin Zeyd olduğu halde büyük bir tevazu içinde, doğduğu belde mukaddes Mekke&#8217;ye giriyordu. Kendisine bu günleri gösteren Allahü teâlâya hamdediyor, Mekke&#8217;nin fethini müjdeleyen, Fetih suresini tilavet buyuruyordu.
Fahr-i kainat efendimiz, büyük bir sürur içinde, muzaffer Eshabının arasında Kabe-i muazzamaya doğru yöneldiler. Sağında hazret-i Ebu Bekir, solunda Üseyd bin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignnone" src="http://www.sefaat.com/resim/hak-gelince-batil-gider.jpg" alt="" width="350" height="237" /></strong></p>
<p><strong><span style="color: #800000;">Server-i alem efendimiz, devesi Kusva&#8217;nın üzerinde terkisinde Üsame bin Zeyd olduğu halde büyük bir tevazu içinde, doğduğu belde mukaddes Mekke&#8217;ye giriyordu. Kendisine bu günleri gösteren Allahü teâlâya hamdediyor, Mekke&#8217;nin fethini müjdeleyen, Fetih suresini tilavet buyuruyordu.<br />
Fahr-i kainat efendimiz, büyük bir sürur içinde, muzaffer Eshabının arasında Kabe-i muazzamaya doğru yöneldiler. Sağında hazret-i Ebu Bekir, solunda Üseyd bin Hudayr hazretleri olduğu halde Kabe-i muazzamaya yaklaştılar. <span id="more-452"></span><br />
Hacer-ül-esved&#8217;i ziyaret ettikten sonra, telbiye ve tekbir getirdiler. Bunu sahabiler takib etti ve; &#8220;Allahü ekber! Allahü ekber!&#8221; sesleri ile Mekke-i mükerreme semaları inlemeye başladı.<br />
Sonra Alemlerin efendisi ve şanlı Eshabı tavafa başladılar. Tavafın yedinci devresini bitirdikten sonra, devesinden inen sevgili Peygamberimiz, Makam-ı İbrahim&#8217;de iki rekat namaz kıldı.<br />
Sonra hazret-i Abbas&#8217;ın kuyudan çıkardığı zamzemden içti. Zemzem ile abdest almayı arzu buyurdular. Fahr-i kainat efendimiz abdest alırken, Eshab-ı kiram, sevgili Peygamberimizin mübarek vücuduna değen abdest suyunu yere düşürmeden havada kapışmaya başladılar.<br />
Bu durumu gören müşrikler; &#8220;Biz, hayatımzda böyle bir hükümdar ne gördük, ne de işittik!..&#8221; diyerek hayrete düştüler.<br />
Server-i alem efendimiz, Kabe&#8217;nin çevresine taştan ve tahtadan yapılmış bütün putların yıkılmasını murad ettiler.<br />
İsra suresinin mealen; &#8220;Hak gelince batıl gider, batıl her zaman gidicidir&#8221; 81. Ayet-i kerimesini okuyarak, mübarek elindeki asayı putlara doğru uzattılar. Asanın değdiği her put, birer birer yüzü üzere yıkılıverdi. Üç yüz altmış put yerle bir edildi.<br />
Öğle vakti girdiğinde, Resul-i ekrem efendimiz hazret-i Bilal&#8217;e, Kabe&#8217;de ezan-ı şerifi okumasını emir buyurdu.<br />
O da, derhal bu mukaddes vazifeyi ifa eyledi. Ezan okunurken, mü&#8217;minlerin kalbinde engin bir sürur meydana geliyor, müşrikler ise ziyadesiyle elem ve üzüntü içinde kahroluyorlardı.<br />
Sevgili Peygamberimiz, içerdeki resimleri ve yıkılan bütün putları temizlettikten sonra, yanında hazret-i Üsame bin Zeyd, hazret-i Bilal, hazret-i Osman bin Talha olduğu halde, Kabe&#8217;ye girdiler.<br />
Peygamber efendimiz, içerde kapıyı arkasına alarak iki rekat namaz kıldı. Her köşede tekbir getirip dua eyledi. Halid bin Velid hazretleri kapının önünde duruyor, halkın oraya yığılmasına mani olmaya çalışıyordu.<br />
</span>Bütün Kureyşliler Mescid-i Haram&#8217;a dolmuşlar, korku ile karışık ümitle, sevgili Peygamberimize bakıyorlardı.<br />
Zira onlar, Peygamber efendimize ve Eshabına her türlü işkenceyi yapmışlardı. Boyunlarına ip bağlayıp, sürümüşlerdi!.. Ateşe atıp, yakmaya çalışmışlardı!.. Kızgın kayaları göğüslerine koyup, bayılıncaya kadar işkence yapmışlardı!.. Ateşte kızartılmış şişleri vücutlarına sokmuşlardı!.. Üç sene aç susuz bir mahalleye hapsedip, her şeyden mahrum bırakmışlardı! Ayaklarından develere bağlayıp, ayrı yönlere çekmek suretiyle parçalamışlardı. Hepsinden öte yurtlarından çıkarmışlardı&#8230; Bu yetmiyormuş gibi, tamamen ortadan kaldırmak için kaç defa harbetmişlerdi&#8230; Fakat bütün bunlara rağmen ümitli idiler. Çünkü karşılarında, alemlere rahmet olarak gönderilen merhamet deryası vardı.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sefaat.com/radyo/hak-gelince-batil-gider/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Salavat Getirmek</title>
		<link>http://www.sefaat.com/radyo/salavat-getirmek/</link>
		<comments>http://www.sefaat.com/radyo/salavat-getirmek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 15:16:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sahra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Salavat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sefaat.com/radyo/?p=448</guid>
		<description><![CDATA[
Salâvat; Efendimizi, tefekkür etme ve Efendimizin Hak ile batili ayirt ettigini, yolumuzu aydinlattigini düsünmektir.
 Salâvat; Allah&#8217;in: &#8220;Ey iman edenler, O&#8217;na salât getirin&#8221; emrine bir itaattir. Salâvat; Allah&#8217;in izniyle ve rahmetinin bir tecellisi olarak, ahirette sefaate nail olmanin bir vesilesidir. Salâvat; Allah Resulüyle kurulan gönül baginin, irtibatinin, dile dökülen yansimasidir. Salâvat; O&#8217;nu sevmenin ve O&#8217;nun merhametine siginmanin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><img class="alignnone" src="http://www.sefaat.com/resim/efendimiz..jpg" alt="" width="233" height="199" /></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #800000;">Salâvat; Efendimizi, tefekkür etme ve Efendimizin Hak ile batili ayirt ettigini, yolumuzu aydinlattigini düsünmektir.</span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #800000;"> Salâvat; Allah&#8217;in: &#8220;Ey iman edenler, O&#8217;na salât getirin&#8221; emrine bir itaattir. Salâvat; Allah&#8217;in izniyle ve rahmetinin bir tecellisi olarak, ahirette sefaate nail olmanin bir vesilesidir. Salâvat; Allah Resulüyle kurulan gönül baginin, irtibatinin, dile dökülen yansimasidir. Salâvat; O&#8217;nu sevmenin ve O&#8217;nun merhametine siginmanin, sünnetine ilticanin bir nisanesidir. Hâsili salâvat; ümmetinden bir fert olmanin mütevazi ve âcizane bir sükranidir.<span id="more-448"></span></span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #800000;">Peygambere salâvat, Allah&#8217;in bir emridir!<br />
Efendimiz (sav)&#8217;a salâvat getirmek Allah Teâlâ&#8217;nin bir emridir. Kur&#8217;an-i Kerim&#8217;de söyle buyrulur: &#8220;Hiç süphesiz Allah ve melekleri Peygambere salât etmektedirler. Ey iman edenler, siz de O&#8217;na salât edin ve tam bir teslimiyetle O&#8217;na selam verin.&#8221; [Ahzap 33/56]</span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #800000;">Allah Teâlâ salât ediyor. Melekler salât ediyor. Müminler salât etsinler.</span></em></strong></p>
<p><strong><em>Salât; dua, rahmet, övme, istigfar, yüceltme, tebrik etme, tazim etme, birine yönelme, sevgiyle yaklasma, üzerine egilme anlamlarina gelmektedir.</em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #008000;">Peygamber Efendimiz için salât: &#8220;Ey Allah&#8217;im! Muhammed&#8217;i (sav) büyük kil, dünyada büyük kil, zikrini yücelt, dininin izhari, yayilmasi ve baki olmasiyla büyük kil. Ahirette büyük kil, sevabini bol eyle, ümmetine sefaatçi eyle, O&#8217;nu makami mahmud&#8217;da ebedilestir.&#8221; demektir. [Kütübü Sitte 7/139]</span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #008000;">Ayette geçen salât asamalarini âlimler, söyle izah etmislerdir: &#8220;Allah&#8217;in Efendimiz Aleyhis Selatu Vesselam&#8217;a salât etmesi; O&#8217;na rahmet etme, hosnut etme, yardimci olma, teblig ettigi dini yayarak sanini yüceltmesi, islerini bereketli kilmasi, ahirette mükâfatlandirmasidir.</span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #008000;">Meleklerin Allah Resulüne salât etmesi; Hz. Muhammed&#8217;e yüce makamlarin verilmesi, dininin gelismesi için Allah&#8217;a dua ve istigfar dilemedir.</span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #008000;">Müminlerin Peygamber Efendimize salât etmesi de; O&#8217;na tazim ve saygida bulunup dua etmek, ümmetinden olmayi dilemektir.&#8221; [Tefhimül Kur'an Mevdudi 4/450-455]</span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #008000;">Günahlariniz affedilsin istiyorsaniz!<br />
Amr bin Rabia&#8217;dan rivayet edildigine göre Resûlullah (sav) söyle buyurdu: &#8220;Bana salâvat okuyan bir mü&#8217;min yoktur ki, ona melekler rahmet duasi etmis olmasin. Bu bana salâvat okudugu müddetçe devam eder. Öyleyse kul bunu ister az ister çok yapsin.&#8221; [Kütübü Sitte 17/29]</span></em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Kim bana salâvat okursa Allah da ona, on salât okur. Ve on küçük günahi affeder, makamini on dereceye kadar yükseltir.&#8221; [Nesai- Müslim- Kütübü Sitte 7/136]</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Ey Allah&#8217;in Resulü! Sana nasil salât okuyalim?&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em>Ashab sordu: &#8220;Ey Allah&#8217;in Resulü! Sana nasil salât okuyalim?&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em>Resulullah (sav) söyle buyurdu: &#8220;Allahümme salli ala Muhammed&#8217;in ve ala ezvacihi ve zürriyetihi kema sallayte ala Ibrahim&#8217;e ve barik ala Muhammed&#8217;in ve ala ezvacihi ve zürriyyetihi kema barekte ala Ibrahim&#8217;e inneke hamidün mecid. (Allah&#8217;im! Muhammed&#8217;e, zevcelerine ve zürriyyetine rahmet kil, tipki Ibrahim&#8217;e rahmet kildigin gibi. Muhammed&#8217;i ve zevcelerini ve zürriyyetini mübarek kil, tipki Ibrahim&#8217;i mübarek kildigin gibi. Sen övülmeye layiksin, serefi yücesin) [Buhari- Müslim- Ebu Davud- Nesei- Muvatta- K.Sitte 7/135]</em></strong></p>
<p><strong><em>Dualarin kabulü, O&#8217;nun adiyla&#8230;<br />
Resûlullah (sav) bir adamin namazdan sonra Allah&#8217;a hamd etmeden, O&#8217;nu takdis etmeden, Resulullah&#8217;a salât ve selam getirmeden dua ettigini isitince söyle dedi: &#8220;Su adam acele etti.&#8221; Sonra onu çagirdi topluluga buyurdu: &#8220;Biriniz namaz kildiktan sonra Rabbini takdis ve O&#8217;na hamd etmekle baslasin. Sonra Resulullah&#8217;a salât getirsin. Bundan sonra istedigi duayi yapsin. [Ebu Davut - Tirmizi - S. Nesai]</em></strong></p>
<p><strong><em>O, üstün ahlakliydi, kimseyi geri çevirmezdi<br />
&#8220;Allah Resulü, hoslanmadigi seyleri görmemezlikten gelir, kendisinden beklentisi olan kimseleri hayal kirikligina ugratmaz, istekte bulunan kisiyi eli bos çevirmez, tamamen mahrum birakmazdi.&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #0000ff;">Âlemlere rahmet olarak gönderilen, efendimiz (sav), Allah&#8217;in emrine aykiri olmasi sebebiyle, üzüldügü veya kizdigi bir sey olursa mutlaka o konudaki tavrini açik ne net bir sekilde ortaya koyardi. Böyle durumlarda mübarek yüzleri kizarir,<br />
alninintam ortasindaki damar belirirdi. Bunun disinda hoslanmadigi bir sey gördügünde bunu görmezlikten gelirdi.</span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #0000ff;">Sevmedigi yemegi yemez ancak kötülemezdi. Buyurun siz yiyin derdi. Kendisine keler yemesi teklif edildiginde; &#8220;Keler, benim hosuma gitmiyor, siz yiyebilirsiniz&#8221; demisti.</span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #0000ff;">Hiçbir kimseyi bos çevirmezdi. Onun kendisinden talepte bulunan bir kimseye &#8220;hayir&#8221; dedigi görülmemisti. Ihtiyaç sahibine<br />
verecegi bir sey yoksa sahabelerden birine gönderirdi</span></em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sefaat.com/radyo/salavat-getirmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KIYAMET SAHNELERİ</title>
		<link>http://www.sefaat.com/radyo/kiyamet-sahneleri/</link>
		<comments>http://www.sefaat.com/radyo/kiyamet-sahneleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 11:59:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aciz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[menzil]]></category>
		<category><![CDATA[seyda]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sefaat.com/radyo/?p=443</guid>
		<description><![CDATA[Kıyamet gününden sahneler
Allah-u Zülcelâl ayeti kerimede şöyle buyurmuştur: “İşte o gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar. O gün, onlardan her birinin kendine yetip artacak bir derdi vardır.” (Abese; 34–37)
Hz. Aişe (radıyallahu anha) şöyle anlatmıştır: “Bir gün Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’e:
— Kıyamet günü seven, sevgilisini hatırlar mı? Diye sordum. Bana şöyle cevap [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kıyamet gününden sahneler</strong></p>
<p>Allah-u Zülcelâl ayeti kerimede şöyle buyurmuştur: “İşte o gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar. O gün, onlardan her birinin kendine yetip artacak bir derdi vardır.” <em>(Abese; 34–37)</em></p>
<p>Hz. Aişe <em>(radıyallahu anha)</em> şöyle anlatmıştır: “Bir gün Hz. Peygamber <em>(sallallahu aleyhi vesellem)</em>’e:<br />
— Kıyamet günü seven, sevgilisini hatırlar mı? Diye sordum. Bana şöyle cevap verdi:</p>
<p>— Allah’a yemin ederim ki, şu üç durumda hayır: Birincisi, ameller terazide tartılırken; ikincisi, amel defterleri uçuşup da acaba sağdan mı, yoksa soldan mı verileceği belli olacağı sırada; Üçüncüsü, sırat köprüsü geçilirken herkes kendi canını düşünür. <em>(Ebu Davud)</em><br />
<span id="more-443"></span><br />
Enes (radıyallahu anh) şöyle nakletmiştir: “Bir gün, Hz. Peygamber <em>(sallallahu aleyhi vesellem)</em> ile birlikte otururken, mübarek gözlerinden yaş aktığını gördük. Bunu gören Hz. Ömer <em>(ra)</em>:</p>
<p>— Ey Allah&#8217;ın Resulü! Bir şeye mi kederlendin? Diye sordu. Hz. Peygamber şöyle cevap verdi:<br />
— Mahşer gününde iki adam gözlerimin önünde belirdi. Bunlardan biri ötekisinin yakasına yapışıp onu Allahu Zülcelal’e şikâyet etti ve şöyle dedi:</p>
<p>— Allah&#8217;ım benim hakkımı bu kardeşimden al. Allahu Zülcelal, ötekine:<br />
— Kardeşinin hakkını ver, dedi. Adam:<br />
— Allah&#8217;ım! Bildiğin gibi, sevabım kalmadı. Ben ona ne vereyim? Dedi. Allahu Zülcelâl, şikâyetçi olana:<br />
— Bak işte, kardeşinin sevabı kalmamıştır. Sana ne versin? Dedi. Adam:<br />
— Allah&#8217;ım sevabı kalmamışsa, benim günahlarımı alsın, dedi. Hz. Peygamber <em>(sallallahu aleyhi vesellem)</em> bunları anlattıktan sonra şunu söyledi:<br />
— O gün öyle bir gündür ki, kişi kurtulmak için kardeşini feda etmekten çekinmez.” <em>(Hâkim, İbn Ebi&#8217;d-Dünya)</em></p>
<p>Ahmed bin Harb <em>(rahmetullahi aleyh)</em> şöyle demiştir: “Kıyamet gününde insanlar üç gurup olarak (dirilip mahşer yerine) gönderilecekler:</p>
<p>1- Bir gurup, güzel ve salih amellerden dolayı zenginler olarak,<br />
2- Bir gurup, güzel amellerden fakir ve yoksun olarak,<br />
3- Bir gurup, zengin olarak (mahşer yerine) gelecek de sonra, halkın hakları(nı almaları) yüzünden, iflas etmiş vaziyette bulunacaklardır.</p>
<p>Sahabelerden İkrime <em>(radıyallahu anh)</em> şöyle anlatmıştır: “Kıyamet günü ana-baba, evladını yakalayarak kendisine:</p>
<p>— Yavrum! Ben dünyada senin anan/babandım. Şimdi görmüş olduğun sıkıntılı durumu atlatabilmek için senin sevaplarının birazına ihtiyacım var, diyerek, onu çeşitli sözlerle över. Buna rağmen evlat:<br />
— Ben de kendi hesabıma, senin korktuğun akıbetten korktuğum için sana hiçbir şey veremem, der.</p>
<p>Bunun üzerine kul, hanımına başvurarak kendisine:<br />
— Ey falancanın kızı! Ben senin dünyada kocandım, der ve ona hoşuna gidecek çeşitli sözler söyledikten sonra:</p>
<p>— Şimdi senden, görmüş olduğun şu sıkıntılı dönemi atlatabilmek için bana bir sevap hediye etmeni istiyorum, der. Fakat hanımından şöyle cevap alır:<br />
— Hayır veremem. Çünkü senin korktuğun akıbetten ben de aynı şekilde kendi hesabıma korkuyorum.</p>
<p>Nitekim Allahu Zülcelâl bu konuda şöyle buyurmuştur:<br />
“Hiçbir günahkâr, başkasının günahını çekmez. Eğer yükü ağır gelen kimse onu taşımak için başkalarını çağırsa onun yükünden hiçbir şey alınıp taşınmaz. Akrabası dahi olsa kimse onun yükünü taşımaz…” <em>(Fatır; 18)</em></p>
<p>Kıyamet günü bir de dünyada yapılan zulüm ve haksızlıkların hak sahiplerine iadesi vardır. Bu korku dolu günde, kimileri dağlar kadar sevaplarla gelir. Fakat bu sevaplar alınır ve hak sahiplerine hakları nispetinde verilir.</p>
<p>Nitekim Ebu Hureyre <em>(radıyallahu anh)</em>’dan rivayetle Hz. Peygamber <em>(sallallahu aleyhi vesellem)</em> şöyle buyurmuştur:</p>
<p>— Bilir misiniz? Müflis kimdir? Ashab-ı kiram:<br />
— Para, yiyecek, içecek ve giyecekten bir şeyi bulunmayan kimse müflistir, dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber <em>(sallallahu aleyhi ve sellem)</em> şöyle buyurdu:</p>
<p>— Ümmetimden müflis olan o kimsedir ki; Kıyamet günü namazı, orucu ve zekatı olduğu halde gelir. Ancak birine küfretmiş, diğerinin kanını dökmüş, bir diğerinin de malını yemiştir. Hasenatı, buna, öbürüne, diğerine dağıtılır. Üzerindeki borçlar bitmeden hasenatı tükenmişse öbürlerinin günahlarından alınır, üzerine yüklenir ve böylece ateşe atılır. <em>(Müslim)</em></p>
<p><strong>Allah’ın huzurunda hesap!</strong></p>
<p>Şöyle rivayet edilmiştir: “Allah&#8217;ın bir meleği vardır. Onun iki gözünün arası yüz bin senelik mesafe kadardır. İşte, bu gibi melekler, sana şahitlik ettiği ve seni alıp da hesap makamına getirdikleri zaman, senin azaların, mafsalların titreyecek ve öyle bir korku içine gireceksin ki, “Keşke beni bu kabih (çirkin) günahlarla Rabbimin huzuruna götürmeselerdi” diyeceksin.</p>
<p>Seni bu şekilde Rahman&#8217;ın Arş’ına götürecekler ve seni Allah&#8217;ın huzurunda bırakacaklar. Allahu Zülcelâl büyüklüğü ve azametiyle seni çağıracak ve “Bana yaklaş” diyecek. Sen Allah&#8217;a korkulu bir kalple ve zelil bir halle yaklaşacaksın. Senin kitabın, ne büyük ne de küçük, hesaplanmamış bir şey kalmamış olarak senin eline verilecek.</p>
<p>Acaba ne yüzle Allahu Zülcelal&#8217;in huzurunda duracağız ve hangi dille O&#8217;na cevap vereceğiz? Ve “Sen benden hayâ etmedin mi?” dediği zaman, hangi kalple düşünüp O&#8217;na cevap vereceğiz?</p>
<p>Hülasa çeşit çeşit hesap vardır. Kolayı var, zoru var, gizlisi var, aşikârı var. Allah&#8217;ın kulları Arasat Meydanı’nda toplandığı zaman, Allah onların hesaplarını irade edince (görmek, bitirmek isteyince) onların defterleri kar tanelerinin dağılıp uçtuğu gibi insanlara verilecektir.</p>
<p>Kıyamet gününde insanın sevabı ile günahı birbirine eşit geldiğinde, bir zerre sevapla cennete girebilir, bir zerre günahla da cehenneme girebilir. İşte o zaman, insan zerre kadar bir salih ameli dahi arayacaktır. O gün gelmeden, daha bu dünyada iken, salih amel işleyelim.</p>
<p>Allahu Zülcelâl Âdem Aleyhisselam&#8217;a:<br />
— Ya Âdem! Senin evlatlarından kimin sevabı zerre kadar ağır gelirse onu cennete, kimin de günahı zerre kadar ağır gelirse onu da cehenneme yollayacağım, buyurmuştur.</p>
<p>Allahu Zülcelâl diğer bir ayeti kerimede şöyle buyurmuştur: “Sizden hiç biriniz müstesna olmamak üzere, illa oraya (cehenneme) uğrayacaktır. Bu, Rabbinin üzerine katî olarak aldığı, kaza ettiği (vaat ettiği bir şey)’dir. Sonra, takvaya erenleri kurtaracağız, zalimleri ise orada diz üstü düşmüş bir halde bırakacağız.” <em>(Meryem; 71-72)</em></p>
<p><strong>Amellere göre Sırat Köprüsü</strong></p>
<p>Hz. Peygamber <em>(sallallahu aleyhi vesellem)</em> hadisi şerifte şöyle buyurmuştur: “Cehennem üzerine sırat köprüsü kurulur. Bu köprüden, ümmetiyle ilk geçecek olan Peygamber benim. O gün, Peygamberlerden başkası konuşamaz. Peygamberler de: ‘Allah&#8217;ım ümmetime selamet ver, sen onları koru!’ diye dua ederler. Cehennemde demir çengeller vardır. Seden ağacının dikenine benzerler. Yalnız bunlar çok büyüktürler. Büyüklük derecelerini yalnız Allah bilir. Herkesi isyanına göre cehenneme çekerler. Onlardan bir kısmı ameline göre helak olur, yok olur, ateşte erir. Bir kısmı, hardal tanesi kadar kalır ve sonra kurtulur.” <em>(Buhari, Müslim)</em></p>
<p>Sırat köprüsü, mahşer gününde cehennem üzerine kurulan köprüdür. Dünyadaki köprüler sabit ve herkes için aynı olmalarına karşın, ahiretteki bu köprü, kişilere ve onların amellerine göre değişecektir.</p>
<p>Çünkü o, takva sahipleri için en güvenli köprü durumundadır. Fısk ve fücur ehli için ise hadisi şerifte ifade edildiği gibi: “Kıldan ince ve kılıçtan keskindir.” <em>(Ahmed bin Hanbel, Beyhaki) </em></p>
<p>Hâkim şöyle rivayet etmiştir: “Bir de sıratta, cehennemin üzerine kurulunca pek çok çengel ve dikenler kulun vücuduna takılır, parçalar, tırmalar. Allah dilediği kimseleri orada alıkor. Kişi kurtulup kurtulamayacağını öğreninceye kadar, kimseyi hatırlamaz.” <em>(Hâkim)</em></p>
<p>Mademki bu olaylar bizim önümüzdedir öyle ise her insanın bunu düşünmesi gerekir. Bu olayları bize unutturan ve gaflete sürükleyen, dünyanın ve nefsin hevasıdır. Bu olayları yüz akıyla atlatmak için hepimiz mümin kardeşler olarak el ele verip Allahu Zülcelal&#8217;in ibadetinde bulunmamız gerekir. Daha ziyadesi O&#8217;nun rahmetine sığınmamız gerekir.</p>
<p>Kendimizi beğenmeyelim</p>
<p>Ashabı Kiram’dan veya bizden önceki seleflerden birisi kabirden başını kaldırıp bizlere baksa herhalde: “Bunlar müslüman değildir.” diyeceklerdir.</p>
<p>İşte bizim halimiz böyledir. Onun için kendimizi beğenmeyip daima kendimizi alçak görelim. Çünkü kibir, kâfirler ile firavunların, buna karşılık alçakgönüllülük de Peygamberler ile salihlerin huylarındandır.</p>
<p>Bilindiği gibi Hz. Peygamber <em>(sallallahu aleyhi vesellem)</em>&#8216;in en bariz özelliklerinden biri alçak gönüllülüktü. Ayrıca, bizden önceki Evliyalar, alçak gönüllülüğü benimsediklerine göre, bizim de onlara uymamız, onları örnek edinmemiz gerekir.</p>
<p>Hepimiz el ele verelim ve büyük Evliyalardan daha ziyade, mümin kardeşlerimizden dua isteyelim. Çünkü önümüzdeki olay çok büyük bir olaydır. Böyle basit görmememiz gerekir.</p>
<p>Allahu Zülcelal&#8217;den bahsetmek vahyin bereketidir. Hz. Peygamber <em>(sallallahu aleyhi vesellem)</em> aramızdan ayrıldıktan sonra, Cebrail Aleyhisselam artık vahiy getirmiyor.</p>
<p>Az önce söylediğimiz gibi daima birbirimize nasihatte bulunduğumuz zaman, vahyin bereketi yeryüzünde kalmış olur. Böyle davranmadığımız zaman, vahyin bereketi de yeryüzünden kalkar.</p>
<p><strong>Düşmanımızı iyi tanıyalım</strong></p>
<p>İnsanın, kendi nefsinin doktoru olması lazımdır. İnsan manen hasta olduğu zaman, en az hastalığını hissedecek kadar onun şuurunda olması gerekir.</p>
<p>Şimdi, hepimiz düşünelim! Karanlık, tenha bir yerde, yırtıcı hayvanlar bir insanın etrafını sarmış olsa bu insan, yırtıcı hayvanların zararından kendini nasıl koruyabilir? İnsan, ancak güneşin aydınlığıyla, yırtıcı hayvanları görerek kendini muhafaza edebilir.</p>
<p>Şeytan, nefis ve dünya, yırtıcı hayvanların karanlık bir gecede insana hücum ettiği gibi bizlere hücum ediyor. Eğer bizler, bunları gözümüzle görmezsek, o zaman bizi helak edeceklerdir. Buradaki gözün görmesinden maksat; kalben ve ruhen düşünüp tefekkür etmektir.</p>
<p>Kalp zulmetli olup kapalı kaldığı zaman, kendisine zarar gelecek yerleri bilemez. Nasıl karanlık bir yerde, insanın gözü görmüyor ise manevi olarak da zarar gelecek yerleri göremez. Bu gibi zararları görmesi için insana aydınlık lazımdır. Buradaki aydınlıktan maksat, ilimdir. Çünkü insan, kendisine zararlı ve kârlı olan işleri ancak ilim ile bilebilir.</p>
<p>Manen zararlı olan kibir, ucub ve nefsin diğer kötü ahlakları, yırtıcı hayvanlar gibidir. Nasıl, yırtıcı hayvanlar insanı helak ediyorsa bunlar da insanı manevi yönden helak eder.</p>
<p>Peki, bu helak olmak nasıldır? Bu insan; namaz kılmaz, zikir yapmaz, çeşit çeşit günahlar işler, şeytan onu aldatmak suretiyle: “Bunlar bir şey değildir!” diye vesvese vererek onu kandırır, oyalar. Aradan aylar seneler geçer, daha sonra, sayı ile verilen ömür de biter. Ömür bittikten sonra da o kimse ebediyyen helak olur.</p>
<p>Görüyoruz ki ağır hastalıklara müptela olan kimseler, hemen tövbeye sığınarak dua istemeye geliyor. İşte insan, daha dünyada iken pişman oluyor. “Niçin zamanında tedbirli olmadım, tedavi olmadım!” diye. Aynen bunun gibi manevi hastalıklara yakalanan kimselerin de bu hastalıklarının çaresini araması lazımdır. Onun için aklımızı başımıza almamız lazımdır.</p>
<p><strong>Bir tavsiye</strong></p>
<p>Bu konuda sizlere tavsiyem şudur ki, Allahu Zülcelal&#8217;e çok yalvaralım. Kendimizi O&#8217;nun huzuruna layık görmememiz lazım ki rahmeti üzerimize gelsin. Allahu Zülcelâl, tevazu ve alçak gönüllülüğü çok sever.</p>
<p>İşte insan, Allahu Zülcelal&#8217;e karşı daima başı eğik olmalıdır. Allah&#8217;ın rahmeti, tevazu sahibi insanların üzerine yağmur gibi yağar. Sadatı Kiram&#8217;ın meşrebi de böyledir. İnsan, Allahu Zülcelal&#8217;e ve mümin kardeşlerine karşı ne kadar tevazulu ve alçak gönüllü olursa Allah&#8217;ın rahmeti de o kişiye, o kadar fazla gelir.</p>
<p>Ölünceye kadar, insanın hatasını bilmeyip gafil kalması ne büyük felakettir. Bundan daha zararlı bir şey yeryüzünde yoktur. Onun için bu gibi oyunlara ve manevi hastalıklara karşı şuurlu olmamız lazımdır. Bu hastalıklardan kendimizi muhafaza etmemiz gerekir.</p>
<p>Bu şekilde, daima birbirimize yardımcı olmak suretiyle, şeytan, nefis ve dünyayı düşman bilelim. Ölünceye kadar onlarla mücadelemize devam edelim.</p>
<p>Allahu Zülcelâl, kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin. <em>(Âmin)</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sefaat.com/radyo/kiyamet-sahneleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sefaat radyo 2010 yilinda ilahi radyosu olarak sizlerle</title>
		<link>http://www.sefaat.com/radyo/sefaat-radyo-2010-yilinda-ilahi-radyosu-olarak-sizlerle/</link>
		<comments>http://www.sefaat.com/radyo/sefaat-radyo-2010-yilinda-ilahi-radyosu-olarak-sizlerle/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Jan 2010 10:42:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sefaat.com/radyo/?p=440</guid>
		<description><![CDATA[




Esselamu Aleykum
Dostlar SEfaat Radyo Elh 5. yilinda Yani 5. inci yila girdi elh.
Bizler bu noktada hizmetlerimize devam edip sizlerinde yardimini istiyerek Bu yolda hep beraber diyoruz.
Yeni yila özel&#8230; Tema ve indirme adres&#8230;









Temayi indir 


:


İNDİR




Tam Ekran 

:

GÖRÜNTÜLE




]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--<br />
<!  .style1 { 	color: #0099FF; 	font-weight: bold; } .style3 {color: #006633} --></p>
<table border="0" width="372">
<tbody>
<tr>
<td colspan="3">
<div class="style1">Esselamu Aleykum</p>
<p>Dostlar SEfaat Radyo Elh 5. yilinda Yani<span class="style3"> 5. inci yila</span> girdi elh.</p>
<p>Bizler bu noktada hizmetlerimize devam edip sizlerinde yardimini istiyerek Bu yolda hep beraber diyoruz.</p>
<p>Yeni yila özel&#8230; Tema ve indirme adres&#8230;</p></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.sefaat.com/tema/5-yil-kucuk.JPG" alt="" width="351" height="230" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="88">
<div><strong>Temayi indir </strong></div>
</td>
<td width="8">
<div><strong>:</strong></div>
</td>
<td width="254">
<div><strong><a href="http://www.sefaat.com/tema/sefaat 2010.fcp">İNDİR</a></strong></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<div><strong>Tam Ekran </strong></div>
</td>
<td><strong>:</strong></td>
<td>
<div><strong><a href="http://www.sefaat.com/tema/sefaat-2010.jpg">GÖRÜNTÜLE</a></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sefaat.com/radyo/sefaat-radyo-2010-yilinda-ilahi-radyosu-olarak-sizlerle/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yari yariya&#8230;</title>
		<link>http://www.sefaat.com/radyo/yari-yariya/</link>
		<comments>http://www.sefaat.com/radyo/yari-yariya/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 12:07:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lieclillah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sefaat.com/radyo/?p=426</guid>
		<description><![CDATA[ 
  
Bir günün;
 Yarısı gündüz, yarısı gece..
Gecenin;
Yarısı yıldızlı, yarısı karanlık;
Gündüzün;
Yarısı güneşli, yarısı bulutlu&#8230; 
Dünyanın; 
Yarısı kara, yarısı deniz.. 
Karanın; 
Yarısı kaya, yarısı toprak; 
Toprağın;
Yarısı mümbit, yarısı çorak&#8230; 
Senenin; 
Yarısı yaz, yarısı kış&#8230; 
Yazın;
Yarısı ferah, yarısı kurak
Kışın;
Yarısı ılık, yarısı &#8220;donak&#8221; 
Bir ömrün; 
Yarısı gençlik, yarısı ihtiyarlık.. 
Gençliğin; 
Yarısı yetişkinlik, yarısı çocukluk; 
Yetişkinliğin;
Yarısı başarı, yarısı başarısızlık&#8230; 
Çocukluğun; 
Yarısı kahkaha, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;"> </span><span style="font-family: Times New Roman;"><em><em><span style="font-family: Times New Roman; color: #000000; font-size: small;"><a rel="WLPP;url=https://rirwdg.bay.livefilestore.com/y1mgm5-0FGEKtjSjvUANCq4lZWkGtNrfUNCuUepIHpwe3UoJMjKIIw5rs3sPNKHogP6pzXDLUs_4MANemf79nO3My3MMUOo97mW_Zirezh10LtkyT-vKa-YBrzq6gQxR7PW0l0m-3RcsLZVQfXYZdgtig/headerg.jpg" href="https://rirwdg.bay.livefilestore.com/y1mgm5-0FGEKtjSjvUANCq4lZWkGtNrfUNCuUepIHpwe3UoJMjKIIw5rs3sPNKHogP6pzXDLUs_4MANemf79nO3My3MMUOo97mW_Zirezh10LtkyT-vKa-YBrzq6gQxR7PW0l0m-3RcsLZVQfXYZdgtig/headerg.jpg" target="_blank"><img src="https://rirwdg.bay.livefilestore.com/y1mgm5-0FGEKtjSjvUANCq4lZWkGtNrfUNCuUepIHpwe3UoJMjKIIw5rs3sPNKHogP6pzXDLUs_4MANemf79nO3My3MMUOo97mW_Zirezh10LtkyT-vKa-YBrzq6gQxR7PW0l0m-3RcsLZVQfXYZdgtig/headerg.jpg" alt="" width="434" height="106" /></a></span></em></em></span></div>
<div style="text-align: center;"><span style="font-family: Times New Roman;"><em><em> </em></em></span> </div>
<div style="text-align: center;"><em><em><span style="font-family: Garamond; color: #000000; font-size: x-small;"><strong>Bir günün;</strong></span></em></em></div>
<div style="text-align: center;"><em><em><span style="font-family: Garamond; color: #000000; font-size: x-small;"> </span></em></em><span style="color: #a0522d;"><em><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><span style="color: #f79646;">Yarısı gündüz,</span> <span style="color: #205867;">yarısı gece..</span></span></span></strong></em></span></div>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #000000;">Gecenin;</span></em><br />
<em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı yıldızlı,</span> </span><span style="color: #205867;">yarısı karanlık;</span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><span style="color: #000000;"><em>Gündüzün;</em><br />
</span><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı güneşli,</span> </span><span style="color: #4f6128;"><span style="color: #205867;">yarısı bulutlu&#8230;</span> </span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #000000;"><span id="more-426"></span>Dünyanın;</span> </span></em><br />
<em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı kara,</span> </span><span style="color: #205867;">yarısı deniz.. </span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><span style="color: #000000;"><em>Karanın; </em><br />
</span><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı kaya,</span> </span><span style="color: #205867;">yarısı toprak; </span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #000000;">Toprağın;</span></em><br />
<em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı mümbit,</span> </span><span style="color: #205867;">yarısı çorak&#8230; </span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #000000;">Senenin</span>; </span></em><br />
<em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı yaz,</span></span><span style="color: #205867;"> yarısı kış&#8230;</span><span style="color: #4f6128;"> </span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><span style="color: #000000;"><em>Yazın;</em><br />
</span><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı ferah,</span> </span><span style="color: #205867;">yarısı kurak</span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #000000;">Kışın;</span></em><br />
<em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı ılık,</span> </span><span style="color: #205867;">yarısı &#8220;donak&#8221; </span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><span style="color: #000000;"><em>Bir ömrün; </em><br />
</span><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı gençlik, </span></span><span style="color: #205867;">yarısı ihtiyarlık.. </span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><span style="color: #000000;"><em>Gençliğin; </em><br />
</span><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı yetişkinlik, </span></span><span style="color: #205867;">yarısı çocukluk; </span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><span style="color: #000000;"><em>Yetişkinliğin;</em><br />
</span><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı başarı,</span> </span><span style="color: #205867;">yarısı başarısızlık&#8230; </span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><span style="color: #000000;"><em>Çocukluğun; </em><br />
</span><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı kahkaha,</span> </span><span style="color: #205867;">yarısı gözyaşı.. </span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #000000;">İhtiyarlığın;</span> </span></em><br />
<em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı muhabbet,</span> </span><span style="color: #205867;">yarısı hastalık&#8230; </span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #000000;">Her şeyin; </span></em><br />
<em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı beyaz,</span> <span style="color: #205867;">yarısı siyah;</span> </span></em></span></span></strong><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">yarısı sıcak,</span> <span style="color: #205867;">yarısı soğuk..</span> </span></em></span></span></strong><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">Yarısı iyi, </span><span style="color: #205867;">yarısı kötü; </span></span></em></span></span></strong><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">yarısı uzun,</span> </span><span style="color: #205867;">yarısı kısa..</span></em></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em>Böyle iken; </em><br />
<em>Nasıl beklersin, her günün neşe içinde geçmesini? </em><br />
<em>Nasıl umarsın ki; hiç, başın bile ağrımasın?.. </em></span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em>Her şeyi çözer zaman merak etme! </em><br />
<em>Senin de hayatın dupduru, süt liman olmayacak. </em><br />
<em>Gözyaşı dökecek sonra güleceksin; dertlenip çare bulacaksın; hastalanacak ardından şifaya kavuşacaksın.. </em></span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em>Ve hatta öleceksin doğduğun gibi ve öldüğün gibi dirileceksin! </em><br />
<em>Bunlar olacak.. Ama ne kadar olacak, ne zaman olacak bilmiyoruz. </em></span></span></strong></span></p>
<div style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em>Bazı insanlar başında mutlu oluyor hayatlarının, bazı insanlar sonunda veya ortasında. </em><br />
<em>Bazısı içinde yaşıyor mahkûmiyeti, bazısı dışında..</em></span></span></strong></span></div>
<div style="text-align: center;"><em></em> </div>
<div style="text-align: center;"><em><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;">Bilmemiz gereken şu ki;<span style="text-decoration: underline;"> </span></span></span></strong></span></em></div>
<div style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><span style="color: #000000;"><em><span style="text-decoration: underline;">Sadece biz değiliz dertli, kederli.. Sadece gördüklerimiz değil neşeli, mutlu..</span></em><br />
</span><em><span style="color: #a0522d;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #000000;">Herkes bir imtihan içinde..</span> </span></span></em></span></span></strong></div>
<div style="text-align: center;"><em></em> </div>
<p style="text-align: center;"><em><span style="font-family: Garamond; color: #000000; font-size: x-small;"><strong>Herkesin soruları farklı veya benzer sorular farklı zamanlarda geliyor insanların önüne&#8230; </strong></span></em></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em>Zaten başkası lazım değil ki bize; </em><br />
<em>Başkasının sorusundan not verilmeyecek yani bize! </em></span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em>Evet, gece olabilir şu anda senin için. </em><br />
<em>Fakat beklersen, güneş doğacak!.. </em></span></span></strong></span></p>
<div style="text-align: center;"><em><span style="color: #a0522d;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><span style="color: #000000;">Senin bilmen gereken ve benim bilmem gereken;</span> </span></span></strong></span></em></div>
<div style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em></em></span></span></strong> </div>
<div style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #000000;">Günün</span> </span></em></span></span></strong></div>
<div style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">yarısı gündüz,</span> <span style="color: #205867;">yarısı gece&#8230;</span> </span></em></span></span></strong></div>
<div style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #000000;">Dünyanın</span> </span></em></span></span></strong></div>
<div style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">yarısı kara,</span> <span style="color: #205867;">yarısı deniz&#8230;</span> </span></em></span></span></strong></div>
<div style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #000000;">Yılın</span> </span></em></span></span></strong></div>
<div style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">yarısı yaz,</span> <span style="color: #205867;">yarısı kış&#8230;</span> </span></em><br />
<em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #000000;">Ömrün;</span> </span></em></span></span></strong></div>
<div style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">yarısı gençlik,</span> <span style="color: #205867;">yarısı ihtiyarlık&#8230;</span> </span></em></span></span></strong></div>
<div style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #000000;">Çocukluğun</span> </span></em></span></span></strong></div>
<div style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">yarısı kahkaha</span>, <span style="color: #205867;">yarısı gözyaşı&#8230; </span></span></em></span></span></strong></div>
<div style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #000000;">İhtiyarlığın;</span> </span></em></span></span></strong></div>
<div style="text-align: center;"><strong><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><em><span style="color: #a0522d;"><span style="color: #f79646;">yarısı muhabbet, </span></span><span style="color: #205867;">yarısı hastalık&#8230; </span></em></span></span></strong></div>
<div style="text-align: center;"><em></em> </div>
<div style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Garamond;"><span style="font-size: x-small;"><strong><em>Sonu olan bir dünyada olduğumuz halde; </em><br />
<em>..<span style="text-decoration: underline;">Nasıl bekleriz ki mutluluklarımızın sonsuz olmasını</span>&#8230; </em></strong><br />
<em><strong>..<span style="text-decoration: underline;">veya neden korkarız ki, kederlerimizin sonsuz olacağından</span>?..<span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></em></span></span></span></div>
<div style="text-align: center;"><em></em> </div>
<div style="text-align: center;"><span style="font-family: Garamond; color: #000000; font-size: x-small;"><em><strong>Muammer Erkul</strong></em></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sefaat.com/radyo/yari-yariya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sefaat-RAdyo-Media</title>
		<link>http://www.sefaat.com/radyo/sefaat-radyo-media/</link>
		<comments>http://www.sefaat.com/radyo/sefaat-radyo-media/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 11:06:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sefaat.com/radyo/?p=420</guid>
		<description><![CDATA[SEFAAT RADYO YENI MODEL

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">SEFAAT RADYO YENI MODEL</p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:6bf52a52-394a-11d3-b153-00c04f79faa6" width="307" height="50" codebase="http://activex.microsoft.com/activex/controls/mplayer/en/nsmp2inf.cab#Version=5,1,52,701"><param name="bgcolor" value="#da248a" /><param name="src" value="http://88.230.70.173:8000" /><param name="url" value="http://88.230.70.173:8000" /><embed type="application/x-mplayer2" width="307" height="50" src="http://88.230.70.173:8000" url="http://88.230.70.173:8000" bgcolor="#da248a"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sefaat.com/radyo/sefaat-radyo-media/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dışarda kadın ve erkek, İçerde nefis ve akıl</title>
		<link>http://www.sefaat.com/radyo/disarda-kadin-ve-erkek-icerde-nefis-ve-akil/</link>
		<comments>http://www.sefaat.com/radyo/disarda-kadin-ve-erkek-icerde-nefis-ve-akil/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 17:10:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lieclillah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sefaat.com/radyo/?p=416</guid>
		<description><![CDATA[
Erkek teoride, kadın pratikte daha mahirdir. 
Bu öyledir ki erkek ancak Allah’ı severse kadını sever, 
kadın ancak erkeği severse Allah’ın muhabbetine vasıl olur. 
Bu Yusuf’un Rabbinden Züleyha’ya, Züleyha’nın Yusuf’tan Rabbine yol bulma sürecidir. 
Elbette her erkek ve her kadın bu yolları takip etmesi zaruri değildir. 
Ama bunlar en genel eril ve dişil yaşama biçimleridir. 
Erkek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a rel="WLPP;url=https://rirwdg.bay.livefilestore.com/y1myNUWr7IWu4wtdKM_vMosL5Wui3VxR4Z2LwtZq-YSba2CKSM0pcTqLsaFI-q2qsxMhnUlzJjApJX_pBfQNZW0i1PO9XWCKXpmj7CrvcJADPp78AEPw8yMy_ecBpVAcdQALzXW9yLT7PVPZlsoQ_Dkhw/3754078077_38fc9670f6.jpg" href="https://rirwdg.bay.livefilestore.com/y1myNUWr7IWu4wtdKM_vMosL5Wui3VxR4Z2LwtZq-YSba2CKSM0pcTqLsaFI-q2qsxMhnUlzJjApJX_pBfQNZW0i1PO9XWCKXpmj7CrvcJADPp78AEPw8yMy_ecBpVAcdQALzXW9yLT7PVPZlsoQ_Dkhw/3754078077_38fc9670f6.jpg" target="_blank"><img src="https://rirwdg.bay.livefilestore.com/y1myNUWr7IWu4wtdKM_vMosL5Wui3VxR4Z2LwtZq-YSba2CKSM0pcTqLsaFI-q2qsxMhnUlzJjApJX_pBfQNZW0i1PO9XWCKXpmj7CrvcJADPp78AEPw8yMy_ecBpVAcdQALzXW9yLT7PVPZlsoQ_Dkhw/3754078077_38fc9670f6.jpg" alt="" width="278" height="185" /></a><a rel="WLPP;url=https://rirwdg.bay.livefilestore.com/y1mMk3FNS9FPqbMUNRQT2lhCtriZIhwY51ARkDLaLx4jxjA8QJoN8Rkxp8v9LbLno7TvhWTB9hIz2MFaWkiJ_6FfFM0YncA3nfZ8p26U6iXXrgwUA-Hsl4qik0dKeZS1PEPOeT2XX146e6PecwPcpToZg/3841590235_787e181c95.jpg" href="https://rirwdg.bay.livefilestore.com/y1mMk3FNS9FPqbMUNRQT2lhCtriZIhwY51ARkDLaLx4jxjA8QJoN8Rkxp8v9LbLno7TvhWTB9hIz2MFaWkiJ_6FfFM0YncA3nfZ8p26U6iXXrgwUA-Hsl4qik0dKeZS1PEPOeT2XX146e6PecwPcpToZg/3841590235_787e181c95.jpg" target="_blank"></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Erkek teoride, kadın pratikte daha mahirdir. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #494429;"><span style="color: #4f6128;">Bu öyledir ki</span> </span><span style="color: #ff0000;">erkek ancak Allah’ı severse kadını sever, </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000;">kadın ancak erkeği severse Allah’ın muhabbetine vasıl olur. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;"><span id="more-416"></span>Bu Yusuf’un Rabbinden Züleyha’ya, Züleyha’nın Yusuf’tan Rabbine yol bulma sürecidir. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Elbette her erkek ve her kadın bu yolları takip etmesi zaruri değildir. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Ama bunlar en genel eril ve dişil yaşama biçimleridir. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Erkek gibi yol bulan kadınlar olduğu gibi, kadın gibi menzile varan erkekler de vardır. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #494429;"><span style="color: #4f6128;">Yine bu yüzden</span> </span><span style="color: #e085f8;"><span style="color: #ff0000;">“kadının cihadı kocasına itaattir”</span> </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">zira ancak ona itaat ederek O’na kul olmaya bir yol bulur.</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #494429;"><img style="width: 42px; height: 52px;" src="http://www.erisale.com/images/endOfSection.gif" border="0" alt="" width="57" height="65" /></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #494429;"><span style="color: #ff0000;">Kadın erkeğin parçasıdır. Onun bedeninden yaratılmıştır.</span> </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Kadının yokluğunda erkeğin sol tarafında, tam kalbinde bir boşluk doğar. Onu kadından başka tamamlayacak yoktur. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Üstelik bu boşluk öyle bir anafor, bir girdap yaratır ki, o erkekte fırtınalar asla durulmaz, ruhu darmadağınık olur. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #494429;"><span style="color: #ff0000;">Erkek kadının yurdudur, evidir. Kadın erkeksiz yurtsuz, ortada, evsiz ve çıplak kalır.</span> </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Varlığın biricik ve ilk dayanağı güven hissinden mahrum kalır. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Ancak evini bulan kadın evini çekip çevirir, ve onu temizleyip düzenler, böylece erkek derli toplu ve temiz bir hayata kavuşur. </span></strong><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #494429;"><img style="width: 44px; height: 53px;" src="http://www.erisale.com/images/endOfSection.gif" border="0" alt="" width="67" height="69" /></span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #494429;"><span style="color: #ff0000;">İnsanın bünyesinde dişi ve erkek unsur beraberce bulunur.</span> </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Nefs dişiyi, akıl ise erkeği temsil eder, sufilere göre akıl sudan, nefs ateştendir. İkisi de kalp toprağına ekili iki çiçektir. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Biri deniz mavisi ise, diğeri ateş kırmızısı. İkisi de ruh güneşinin etrafında iki gezegendir. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Kemal ile nefs mertebelerinde safiyeye kadar yükselirken, akıl ise ilminde marifetullah boyutuna tırmanır. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Nefs olmadan aşk olmaz, muhabbet olmaz. Akıl olmadan da ilim olmaz. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Hakikate götüren yol ise ancak iki gözü açık bir adamın yürüyeceği bir yoldur. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Bir göz ilme diğeri aşka bakmalıdır. Aksi takdirde nakıstır. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Sadece aşk ile her tür batıldan ve sapkınlıktan azade kalınamaz, </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">zira nefs bir rehberi olmazsa putperestçe sevmeye mütemayildir. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Sadece ilim de kuru kuruya tat vermez, onunla hallenebilmek, </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">ilmi bir eşek gibi sırtta değil gönülde taşımak, eyleme geçirmek için aşk lazımdır. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #4f6128;">Ateş başıboş kalırsa zararlı, ama kontrol altında olursa enerjisinin yoğunluğu itibariyle çok yararlı bir temel elementtir. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000;">Su da ateşte yerde bulunurlar, semaya çıkmak için bize su buharı lazımdır. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000;">Bu yüzden hem kendi bünyemizde akıl ve nefsin, hem afakta kadın ve erkeğin </span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000;">el ele, yan yana, barış ve uyum içinde olması gerekir.</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #808000;"><em>Mona Islam ~ Karakalem dergisi ~ </em></span></strong><strong><span style="color: #808000;"><em>Derleme/düzenleme : Hurisel</em></span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sefaat.com/radyo/disarda-kadin-ve-erkek-icerde-nefis-ve-akil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayirli hanim bakmaz, baktirmaz&#8230;</title>
		<link>http://www.sefaat.com/radyo/hayirli-hanim-bakmaz-baktirmaz/</link>
		<comments>http://www.sefaat.com/radyo/hayirli-hanim-bakmaz-baktirmaz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 12:11:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lieclillah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bakmaz]]></category>
		<category><![CDATA[baktirmaz]]></category>
		<category><![CDATA[hayirli hanim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Fatima]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sefaat.com/radyo/?p=413</guid>
		<description><![CDATA[
Efendimiz&#8217;in bir parçası olan Hz. Fâtıma anamız 
hayırlı hanımı şöyle tarif etmiştir:

Hayırlı hanım kendisi yabancı erkeklere bakmaz, 
nâmahrem erkekleri de kendisine baktırmaz !

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">
<p align="center"><span style="font-family: Tahoma; color: #76923c; font-size: small;"><strong>Efendimiz&#8217;in bir parçası olan Hz. Fâtıma anamız </strong></span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #76923c;">hayırlı hanımı şöyle tarif etmiştir:<br />
</span><br />
<span style="color: #ca62a3;">Hayırlı hanım </span></span></span></strong><span style="font-family: Tahoma; color: #ca62a3; font-size: small;"><strong>kendisi yabancı erkeklere bakmaz, </strong></span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #ca62a3;">nâmahrem erkekleri de kendisine baktırmaz !</span><br />
</span></span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sefaat.com/radyo/hayirli-hanim-bakmaz-baktirmaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gavsimin hasretim</title>
		<link>http://www.sefaat.com/radyo/gavsimin-hasretim/</link>
		<comments>http://www.sefaat.com/radyo/gavsimin-hasretim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 20:15:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hizmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gavsimin hasretim siir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sefaat.com/radyo/?p=410</guid>
		<description><![CDATA[Biz seni seviyoruz sev bizi yarab
Merhamet etmessen halimiz harap
Biz beşer kulunuz gösterme serap
Duamızı kabul et olmuşuz harap
Sıkıntılı günlerde baş vurduk sana
Döndük kıbleye durduk divana
Benim dilekcem yüce mevlama
Versende vermesende şükrümüz sana

Hasret kaldım seydama izin ver ana
Menzil çok uzak hakkın helal et bana
Bizler için dua et yüce rahmana
Kavuşayım biran evvel gavsülazama
Gavsımın hasretinden yüreyim yanar
Sanki ciyerimde yara var [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Trebuchet Ms;">Biz seni seviyoruz sev bizi yarab</p>
<p>Merhamet etmessen halimiz harap</p>
<p>Biz beşer kulunuz gösterme serap</p>
<p>Duamızı kabul et olmuşuz harap</p>
<p>Sıkıntılı günlerde baş vurduk sana</p>
<p>Döndük kıbleye durduk divana</p>
<p>Benim dilekcem yüce mevlama</p>
<p>Versende vermesende şükrümüz sana<br />
<span id="more-410"></span><br />
Hasret kaldım seydama izin ver ana</p>
<p>Menzil çok uzak hakkın helal et bana</p>
<p>Bizler için dua et yüce rahmana</p>
<p>Kavuşayım biran evvel gavsülazama</p>
<p>Gavsımın hasretinden yüreyim yanar</p>
<p>Sanki ciyerimde yara var kanar</p>
<p>Menzilin çorbasnı sufiler sunar</p>
<p>Çorbasını içmedimi bu gönül bunar</p>
<p>Anam dua etti geliyom baba</p>
<p>çayırlıdan selamlar getirdimsana</p>
<p>Sufiler hasret kalmış baba sultana</p>
<p>Gelin kurban gidelim menzile yana</p>
<p>Aşını ekmeyini yiyip içelim</p>
<p>Köyümüz menzile gidip görelim</p>
<p>Markadına gidip dua edelim</p>
<p>Gider ondan sonra derdim kederim</p>
<p>Elini tutup gavsımın tövbe edelim</p>
<p>Sekiz şartı dinleyip banyo görelim</p>
<p>Koğuşa giderken şükür yarab diyelim</p>
<p>Misafiriz bugün sufiler sefa sürelim</p>
<p>Sabah namazında açılır güller</p>
<p>Uzaklardan gelipte yanan gönüller</p>
<p>Gavsım geldiğinde öter bülbüller</p>
<p></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sefaat.com/radyo/gavsimin-hasretim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALLAH’IN SEVDİĞİ KULLARDAN MISINIZ?</title>
		<link>http://www.sefaat.com/radyo/allah%e2%80%99in-sevdigi-kullardan-misiniz/</link>
		<comments>http://www.sefaat.com/radyo/allah%e2%80%99in-sevdigi-kullardan-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 23:06:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aciz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sefaat.com/radyo/?p=405</guid>
		<description><![CDATA[Laf taşıma ve gıybet
“Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!” (Hümeze; 1)
İnsanı mahveden, helak eden şey, gıybet ve nemime, yani koğuculuktur.
Gıybet; bir kimsenin arkasından, doğru olsa bile duyduğu zaman üzüleceği şekilde konuşmaktır.
Peygamber Efendimiz ( sallallahu aleyhi vesellem) bir gün sahabelere:
— Gıybet nedir, bilir misiniz? Diye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="style3"><span style="color: #ff6600;"><strong>Laf taşıma ve gıybet</strong><br />
“Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!” (Hümeze; 1)<br />
İnsanı mahveden, helak eden şey, gıybet ve nemime, yani koğuculuktur.<br />
Gıybet; bir kimsenin arkasından, doğru olsa bile duyduğu zaman üzüleceği şekilde konuşmaktır.</span></div>
<p><span style="color: #ff6600;">Peygamber Efendimiz (<strong> </strong>sallallahu aleyhi vesellem) bir gün sahabelere:</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">— Gıybet nedir, bilir misiniz? Diye sordu.<br />
— Allah ve Resulü daha iyi bilir, dediler. Buyurdu ki;<br />
— Mümin kardeşini sevmediği bir şeyle anarsan, gıybetini yapmış olursun. Sahabelerden biri:<br />
— Dediğim ayıbı kendisinde görürsem ne olur? Diye sorunca, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki:<br />
— Eğer dediğin şey onda varsa gıybet etmiş olursun, ama yoksa yalan söylemiş, iftira etmiş olursun.<br />
<span id="more-405"></span><br />
Kalbi hastalıkların içinde en tehlikeli ve tedavi edilmesi en zor olan hastalıklardan birisi gıybettir. Çünkü gıybet tatlıdır. Cehennem köpeklerinin nasibi olan gıybet, sahibini cennet yolundan çıkarır ve cehennemin yoluna sokar. Onun için insan eğer Allahu Zülcelâl&#8217;in rızasına giden cennet yolunda yürümek ve o yoldan ayrılmak istemiyorsa, önündeki bu dağ gibi engeli kaldırmanın çarelerine bakması lazımdır.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Nemime ise hoşa gitmeyen bir şeyi açıklamak, daha açık bir ifade ile sırrı açığa çıkarmak, açıklanması hoşa gitmeyen bir şeyden örtüyü kaldırmaktır. Laf taşımak, mümin için çok çirkin bir sıfattır ve Allah-u Zülcelal&#8217;in rızasına giden yolun üzerinde duran büyük bir engeldir. Kim ki koğuculuk sıfatını üzerinden atmak için gayret etmezse, bu sıfat sahibini doğruca cehenneme götürür.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Şu zamanda gıybet ve koğuculuk insan için sık sık atıştırılan bir meyve, bir çerez gibi olmuştur. Bir kimse bir yerde oturduğu zaman, hemen başka insanlardan konuşarak onların gıybetini yapıyor. Hâlbuki gıybet yapan kişinin hali, elinde bulunan malları müsrifane bir şekilde etrafa dağıtan kimsenin hali gibidir. O da gıybet yaparak bin bir zorluklarla kazandığı sevaplarını gıybetini yaptığı insanlara dağıtmaktadır.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “Cehennemde, dört kimse cehennem suyu ile ateş arasında feryat edip koşarak cehennemdekileri telaşa düşürürler. Cehennemdekiler birbirine:</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">— Bunlara ne oldu! Bizi rahatsız ediyorlar, derler.<br />
— O dört kimseden biri ateşten kapalı tabutun içerisinde, diğeri bağırsaklarını yerde sürüyerek, biri de irin ve kan kusarak, dördüncüsü de kendi etini yiyerek azap görürler. Ateşten tabutta azap görerek cehennem ehline eziyet verenin suçu sorulduğunda:</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">— Ölürken üzerinde insanların hakkı kalmıştı. Yani borçlu olarak ölmüştü, denilir. Bağırsaklarını yere sürüyenin suçu sorulunca:<br />
— İdrardan sakınmazdı, denilir. İrin ve kan kusanın suçu sorulunca:<br />
— Müstehcen (çirkin) sözlerden hoşlanırdı, denilir. Etini yiyenin suçu sorulunca:<br />
— İnsanları çekiştirir, gıybet eder ve söz ulaştırarak insanları birbirine düşürürdü, denilir. (Taberani, İbn Ebi&#8217;d-Dünya)</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Onun için bilerek veya bilmeyerek gıybete düştüğümüz zaman, (amellerin gidip) elimizde yalnızca imanımızın kaldığını bilmemiz lazımdır. Bu iman da kuvvetsiz kaldığı zaman -neuzübillah- sekarat esnasında elimizden gidebilir. Bu yüzden elimizden geldiği kadar, gıybet, nemime ve diğer günahlardan kendimizi muhafaza etmemiz lazımdır.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">İster kadın olsun, ister erkek olsun, bazı büyük zatlar, Allah-u Zülcelal&#8217;e öyle ibadet etmişlerdir ki hem kendilerine hem de başka insanlara doktor olmuşlardır. Fatıma-i Nişaburiyye isminde kadın bir Evliya şöyle demiştir: “Allah-u Zülcelal&#8217;i müşahede üzere amel etmeyen kimse her meydanda yürür, her lisanla konuşur.”</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Bu şu demektir; insan Allah-u Zülcelal&#8217;den gafil olduğu zaman, şeytan hemen o kimseye musallat olup bütün günah yerlerine onu sokacaktır. Ve “Her lisanla konuşabilir.” Yani insan ağzına ne söz gelirse ister gıybet, ister nemime, ne olursa olsun rahatlıkla söyler. Onun için Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “İnsanları yüzükoyun ateşe sürükleyen, dillerinin biçtiği mahsullerden başka bir şey değildir.” (İbn Ebi&#8217;d-Dünya)</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Demek ki insan Allah-u Zülcelâl ile huzurlu olduğu zaman ve kendisine verilen zikirleri huzurla yaptığı zaman, her nereye giderse gitsin, daima Allah-u Zülcelâl beni görüyor diye düşünür ve ona göre hareket eder. Şüpheli olan bir iş önüne geldiği zaman da o işi yapmaz.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Çünkü Allah-u Zülcelâl böyle bir insanla beraberdir ve o da Allah-u Zülcelal ile huzurludur. Böyle olduğu için de Allah-u Zülcelâl onu muhafaza etmektedir. Allah-u Zülcelal&#8217;in korkusu onu hatalardan muhafaza eder.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Eğer Allah-u Zülcelal ile daima murakabeli olursa, onun dili de daima doğru olur. Çünkü Allah-u Zülcelal&#8217;den hayâ eder. Ve tabii olarak ameli de ihlâslı olur. İşte Fatıma-i Nişaburiyye böyle güzel konuşan, manevi bir doktordu.</span></p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">Onlar kıyameti görür gibi yaşıyorlardı</span></strong></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Yine kadın Evliyalardan birisi şöyle demiştir: “Ben ne kadar ezan sesi duymuşsam, hepsinde kıyamet günü İsrafil (aleyhisselam)’ın Sur&#8217;a üflediğini hatırlamışımdır. Ezan sesi kulağıma geldiği zaman, sanki şimdi İsrafil (aleyhisselam) Sur&#8217;a üfledi, kıyamet koptu ve ben Allah-u Zülcelal&#8217;in huzuruna gideceğim, diyordum. Parça parça yağan karı gördüğüm zaman, kendi kendime diyordum ki kıyamet gününde insanların amel defterleri de böyle yağacak. Sanki ben kıyamet günündeyim. İnsanların amel defterleri de böyle yağan kar gibi uçuşarak eline gelecek. Ben ne zaman sıcak bir gün görsem haşir meydanını hatırlıyorum. Haşir meydanında güneş bir mil kadar insanlara yaklaşacak.”</span></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" align="right">
<tbody>
<tr>
<td><span style="color: #ff6600;"> </span></td>
<td><span style="color: #ff6600;"> </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="color: #ff6600;">“İnsanlar sıcaktan ter içinde kalacaklar. Onların bu teri çamur olacak. Ve her insan günahına göre, bu çamura batacak. Bazı insanlar topuklarına kadar batacak; bazıları dizlerine kadar; bazıları göbeğine kadar; bazıları ise boğazlarına kadar bu çamura batacaklar. İşte, sıcak günler bana terin, insanların ameline göre çamurun içine karışacağı haşir meydanını hatırlatıyor.&#8221;</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Bakınız, bu zatlar dünyada ne görüyorlarsa onlara ahireti hatırlatıyordu. Sanki kıyamet kopmuş da ahireti gözetiyorlar, hesap görüyorlar gibi davranıyorlardı. İşte, asıl iman budur.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">İman, gabya ait şeylere inanmaktır. Yani Allah-u Zülcelal&#8217;i görmediğimiz halde O&#8217;na inanmak, kıyamet gününe, cennete ve cehenneme görmediğimiz halde inanmaktır. Onlar öyle iman etmişlerdi ki sanki bu gayb olan şeyleri görüyor gibi davranıyorlardı. İşte onlar böyle ne güzel, ne kadar hikmetli düşünüp konuşuyorlardı. Cennet onlara helal olsun!</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Allah-u Zülcelâl ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Rabbiniz içinizden geçenleri çok iyi bilir. Eğer iyi kimseler olursanız, elbette Allah çok tövbe edenleri bağışlayıcıdır.” (İsra, 25)</span></p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">Allah’ın sevdiği kullardan mısınız?<br />
Yoksa…</span></strong></p>
<p><span style="color: #ff6600;">İnsan Allah-u Zülcelal&#8217;e ne kadar yönelirse, O&#8217;na ne kadar ibadet yaparsa, Allah-u Zülcelâl de ona o derece mükâfat verir. Bir insan kendi kendine, acaba Allah-u Zülcelâl beni seviyor mu, sevmiyor mu? Allah-u Zülcelal&#8217;in yanında benim yerim nasıldır? Diye düşündüğü zaman, Maruf-i Kerhi&#8217;nin şu söylediğini hatırlamalıdır:</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">“Allah, bir kuluna hayır dilediği zaman, ona salih amel kapısını açar. İnsanlarla mücadele ve münakaşa etme kapısını kapatır. O kimse Allah-u Zülcelal&#8217;e daima salih amel yapar ve hiç kimseyle mücadele etmez. Ona kim ne derse, ‘Evet senin dediğin gibidir’ der ve onunla tartışmaya girmez. Ve Allah bir kimseye şer murad ederse, onu gazabına uğratmak ve cehennem ateşine atmak için amel kapısını ona kapatır ve amel yapmayı o kimseye nasip etmez. Münakaşa ve mücadele kapısını ona açar.”</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">İşte, Maruf-i Kerhi&#8217;nin bu sözlerinden herkes Allah-u Zülcelal&#8217;in kendisine ne şekilde davrandığını bilebilir.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Allah-u Zülcelâl ile aramızın kötü olduğu kanaatine varırsak, bilelim ki bu halimizin çaresi yine O&#8217;nun yanındadır. İnsanın kalbi, Allah-u Zülcelal&#8217;in kudreti altındadır. Dilerse o kalbi cennet tarafına, dilerse de cehennemin tarafına çevirebilir.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Yeter ki insan, O&#8217;na karşı biraz samimi olsun ve kendisini O&#8217;nun karşısında bir şey olarak görmesin. Kendine hiçbir varlık vermesin. “Ben şöyleyim, böyleyim” demesin. İnsan Allah-u Zülcelal&#8217;in huzurunda samimi olmalıdır. O&#8217;nun huzurunda bir dilenci gibi olmalıdır.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Allah-u Zülcelal&#8217;i sıfatları ile çağırmalıdır. Allah-u Zülcelâl Lâtiftir, Rahimdir, Kerimdir. Onun için: “Ya Lâtif! Ya Kerim!” diye O&#8217;nun sıfatları ile insan O&#8217;na yalvarmalıdır. İnsan bu şekilde yalvardığı zaman, Allah-u Zülcelâl mutlaka onun istediğini verir. Çünkü O çok cömerttir ve bütün bu nimetleri kullarına vermek için yaratmıştır. Merhameti kullarına vermek için yaratmıştır. O&#8217;nun merhametine, rahmetine müşteri olursak inşallah bize de verecektir.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Eğer biz iyi kimselerle oturup kalkıyorsak, demek ki bize Allah-u Zülcelâl hayır murad etmiştir. Ama kötü kimselerle oturup kalkıyorsak, Allah-u Zülcelâl bize şer murad etmiş demektir, neuzübillah!</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">O zaman Allah-u Zülcelal&#8217;e dönüp: “Ya Rabbi! Senden özür diliyorum. Bana kötü arkadaşlardan ayrılmayı ve iyi kimselerle beraber oturup kalkmayı nasip et!” diye yalvarmamız lazımdır.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">İnsanların iyi kimselerle beraber olması, kalplerine hayat verir canlandırır. Kötü kimselerle beraber oldukları zaman da kalpleri Allah-u Zülcelal&#8217;e karşı ölür. Allah-u Zülcelal&#8217;in Evliyaları, O&#8217;nun katında öyle kıymetlidirler ki onların vefatından sonra kabirlerinin başına gitsek veya ervahlarından himmet istesek, onların o ölü kalpleri bizim kalbimizin ihya olmasına sebep olur.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Ama bazı hayatta olan insanları gördüğümüz zaman, kalbimiz onlarla birlikte ölür. Hakikaten de kötü insanlarla oturup kalktığımız zaman kalbimiz ölür. İyi insanlarla oturup kalktığımız zaman da Allah-u Zülcelâl kalbimizi onlarla ihya eder. Bu insanlar ister hayatta olsunlar, isterse vefat etmiş olsunlar fark etmez.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">İyi kişilerle oturup kalktığımız zaman, herkese karşı daima hüsn-ü zan içinde oluruz. Ama kötü kişilerle oturup kalktığımız zaman, kimi görürsek onun hakkında kötü düşünürüz. İyi kimselerle beraber olduğumuz zaman, kötü kimseleri dahi iyi olarak görürüz.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Hem Allah-u Zülcelal kıyamet gününde, ister iyi olsun isterse kötü olsun, hiç kimse hakkında niçin iyi düşündüğümüzün hesabını sormaz. Onun için daima iyi kimselerle beraber olmamız lazımdır. Bu bizim için yegâne çare ve kurtuluştur. Diğer taraf ise şeytanın yoludur ve bizi cehenneme götürür.</span></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><span style="color: #ff6600;"> </span></td>
<td><span style="color: #ff6600;"> </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">En büyük tehlike; nefsi tanımamak</span></strong></p>
<p><span style="color: #ff6600;">İnsanın kendi nefsini tam olarak tanımaması (kötü bilmemesi) kadar tehlikeli bir şey yoktur. Bu günah kadar tehlikeli bir günah yoktur. Hâlbuki insan nefsinin kendisi için ne kadar zararlı olduğunu bilirse Allah-u Zülcelal&#8217;in hakkını da bilir ve ibadete de kendisini gerektiği gibi verir ve daima nefsinin iyi olması için gayret gösterir. Her zaman kendi kusurları ile meşgul olup kimsenin kusurlarını görmez.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Nefsimizi ne kadar tanırsak, o derece kendimizle meşgul oluruz. Eğer her insan bu şekilde olursa kimse kimsenin kalbini kırmaz ve dünya cennet gibi olur. Çünkü insan, kendisi ile meşgul olduğunda, haksız bir durum meydana geldiği zaman: “Ben hatalıyım onların kötü olması benim yüzümden oldu.” diyecektir. Ve bu şekilde davranarak, büyük bir Evliya, güzel bir insan ortaya çıkacaktır. Diğer insanlar da bu şeklide olursa, dünya cennet gibi olacaktır.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">İşte, nefse daima bu gözle bakmalıyız. Böyle baktığımız zaman, o Allah-u Zülcelal&#8217;in yanında kıymetli olur. Allah-u Zülcelâl bir kimsenin hayrını dilediği zaman, kusurlarını bertaraf etmek için onu nefsi ile meşgul eder.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">İnsan böyle nefsi ile meşgul olduğu zaman, ortaya mükemmel bir insan çıkma ihtimali yüksektir. Ama insan devamlı bir müfettiş gibi başkalarının kusurlarıyla meşgul olursa, ondan hiçbir hayır çıkmaz. O insanın hali istidraçtır. İstidracın alameti de insanın sürekli başkalarının kusurlarıyla meşgul olup kendi kusurlarını bilmemesidir.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Bizler kendi kusurları ile meşgul olma halinden mahrumuz. Bu halin çaresi Allah-u Zülcelal&#8217;in katındadır, O’nun kudretindedir. Allah-u Zülcelal&#8217;e, ağlayarak ve yalvararak, pişman olduğumuzu itiraf etmemiz lazımdır. Önceden işlediğimiz kusurlarımızı affedip ileride de düşebileceğimiz hatalardan muhafaza edip yardımcı olması için yine çaremiz Allah-u Zülcelal&#8217;dir. Ağlamamız ve O’na yalvarmamız lazımdır.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">İnsan ancak nefsini tanıdığı zaman ağlayabilir. İnsan ağladığı zaman, nefsinin Allah-u Zülcelal&#8217;e karşı ne kadar aciz ve zayıf olduğunu idrak ettiği için ve nefsinin üzerinde ne var, ne yok bildiği için ağlar.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Onun için henüz elimizde fırsat varken, aklımızı başımıza toplayıp kıyamet gününde bize yarayacak olan amelleri işlemeye gayret etmemiz lazımdır.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Allah-u Zülcelâl kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin. (Âmin)</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sefaat.com/radyo/allah%e2%80%99in-sevdigi-kullardan-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
