Ölülere ait sadakanin semeresi
Ebu Kalabe’den rivayet ediliyor ki, bir gece rüyasinda kabristan görüyor. Kabirler yarilmis, icinde bulunan ölüler kabirlerden cikmis ve kabirlerinin kenarlarinda oturmuslar. Ölülerin her birinin önünde, nurdan bir tabak bulunuyor. Onlarin arasinda, komsularindan bir adam görüyor ki, önünde digerleri gibi nuradn tabak bulunmuyor. Kendisine: “Senin günahin nedir ki, önünde digerleri gibi nurdan tabak görmüyorum?” dedi. O da söyle cevap verir: “Bunlarin dünyada kendileri icin dua eden, sadaka veren cocuklari ve dostlari vardir. Bu nur, onlara gönderilen sevaplardan meydana gelmedir.
Benim ise yaramaz, haylaz bir oglum vardir. Benim icin dua etmez, sadaka vermez. Onun icin benim nurum yoktur, ben komsularimdan utaniyorum.“ Ebu Kalabe uyandigi zaman, ölünün cocugunu cagirir, rüyasinda gördügünü kendisine anlatir. Bunlari duyunca, ölen adamin oglu pisman olur ve ona der ki: “Ben tevbe ettim. Daha evvel yaptiklarimi bir daha yapmayavagim.” Sonra ibadet ve taata yönelip, babasi icin dua eder ve sadaka verir. Bir müddet sonra Ebu Kalabe o kabristani, ilk hali gibi rüyasinda görür. O adamin önünde de digerlerinin nurundan daha mükemmel ve günesin ziyasindan daha parlak bir nur görüyor. Adam, Ebu Kalabe’ye der ki: „Ey Ebu Kalabe! Allah seni en hayirli seylerle mükafatlandirsin. Senin sözünle oglum cehennem atesinden kurtuldu, ben de komsularimin arasinda utanmaktan kurtuldum, elhamdülillah.”