50 ziyaretçi ve Sıfır kullanıcı çevrimiçi
Ya Muhammed, süphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler.(ez-Zümer Suresi, 30)
Veda Haccindan döndükten sonra, Hz. Peygamber (s.a.s.) Uhud sehidlerini ziyaret edip cenaze namazlarini kildi. Bunlar, cenaze namazlari kilinmadan defnedilmislerdi.(431) Hastalanmasindan bir gün önce de, Medine'nin Cennetü'l-Baki denilen kabristanini ziyaret etmis, burada defnedilmis olan müslümanlar icin dua etmisti. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), böylece ümmetinden hayatta olanlarla vedalastigi gibi, sanki ölenleriyle de vedalasmisti.
Hastaligi esnasinda, kizi Hz. Fatima'ya gizli bir sey söylemis, Hz. Fatima aglamisti. Daha sonra kulagina tekrar birsey daha söyleyince gülmüstü. Hz. Fatima bunun sebebini, Rasulüllah (s.a.s.)in vefatindan sonra söyle acikladi. Rasul-i Ekrem(s.a.s.):
Kizim, her yil Ramazan ayinda Cibril, Kur'an-i Kerim'i (o zamana kadar inmis olan kismini) benimle bir kere mukabele ederdi. Bu yil iki defa mukabele etti. Saniyorum, ecelim yaklasti, buyurdu. Bunu duyunca agladim. Sonra, ev halki icinden kendisine ilk olarak benim ulasacagimi söyledi. O zaman da güldüm.(432)
Gercekten Hz. Fatima, Rasulüllah (s.a.s.)dan 6 ay sonra vefat etti.(433) Ehl-i Beyti'nden Rasulüllah (s.a.s.)'e ilk kavusan O oldu.
Rasulüllah (s.a.s.) Baki kabristanindan döndügü gece (19 Safer Carsamba günü) hastalandi. Hastaligi 13 gün sürdü. 1 Rabiülevvel Pazartesi günü ögleden sonra vefat etti.
Hastaliginin ilk bes gününü hanimlarinin nöbetinde gecirdi. Gün gectikce agirlasiyor, gücü azaliyordu. Bu yüzden, her gün ayri bir yere gitmeyip Hz. Aise'nin odasinda kalmayi arzu ediyor, fakat eslerinden hic birinin gönlünü kirmamak icin bu istegini acikca söylemiyor, bugün kimin nöbetindeyim, yarin nerede olacagim? diye soruyordu. Esleri istedigi yerde kalmasina izin verdiler.
Amcasi Abbas ile Hz. Ali'nin kollari arasinda Hz. Aise'nin odasina geldi. Gücsüzlükten ayaklari yerde sürükleniyordu. Hastaliginin son sekiz günü burada gecti. Rasulüllah (s.a.s.)burada vefat etti..(434) Hastaligi süresince amcasi Abbas ile Hz. Ali ve bütün hanimlari yanindan ayrilmadilar. Gerektikce hizmetinde bulundular.
Rasul-i Ekrem (s.a.s.)'in hastaligi humma idi . Zaman zaman bayildigi oluyordu. Atesin ve izdirabin siddetinden yüzündeki örtüyü atiyor, vücudunun hararetini soguk su ile hafifletiyordu.
Vefatindan bes gün önce, Persembe sabahi Rasulüllah (s.a.s.)'in hastaligi agirlasti.
-Bana yazi yazacak birsey getirin; sapikliga düsmemeniz icin size vasiyyetimi yazdirayim, buyurdu. Yaninda bulunanlardan bir kismi, su anda Rasulüllah (s.a.s.) agir hasta; yanimizda Allah'in kitabi var, O bize yeter. Sonra yazilsin; bazilari ise hayir, simdi yazilsin. diye tartismaya basladilar. Bunun üzerine Rasul-i Ekrem (s.a.s.):
-Hicbir peygamberin yaninda tartisilmasi yakisik almaz. Benim bulundugum su (murakabe) hali, sizin beni mesgul etmek istediginiz seyden hayirlidir. Beni kendi halime birakin, buyurdu. Daha sonra, vefati esnasinda üc sey vasiyyet etti. 1) Müsrikleri Arabistan'dan cikariniz. 2) Gelecek elcilere, benim yaptigim gibi, ikramda bulununuz. Olayi anlatan İbn Abbas, "ücüncüsünü unuttum." demistir.(435)