İslam peygamberi H.z.Muhammed Mustafa(s.a.v)'ın en yaygın kabul edilen miladi doğum tarihi olan 20 Nisan tarihini içinde barındıran hafta (Pazartesi'den Pazar'a kadar).

Yıl 571. Doğum sancıları çekmekte gökyüzü. Sevinç gözyaşları dökmekte yeryüzü… Meleklerde ayrı bir sürûr. Zaman çatırdıyor, çatlamak üzere… Âlemlerin en güzel doğumuna… Azıcık bir andı durduran…
İşte böylesine bir doğumun arefesinde, Ebrehe ordusuyla geliyordu Mekke’ye. İhtişam, gurur, kibir alabildiğince… Burnundan soluklanıyordu Fil’lerin komutanı. Yıkacaktı, yerle bir edecekti Kâbe-i Muazzama’yı. Yağmalıyordu Arapların mallarını…
Bir ara karşısına dikilen, Büyük Doğum’un atası ve Mekke’nin reisi, Abdülmuttalib idi. O, yağmalanan develerini isteyince kendisinden; “Ne kadar da küçüldün gözümde! Ben de senin Kâbe için yalvaracağını sanmıştım,” demişti.
Dede Abdülmuttalib inancından emîn ve kararlılık içerisinde; “Ben develerin sahibiyim ve onları istiyorum. Kâbe’nin sahibi de Allah’tır. O, Beyt’ini korur” demişti.
Hücum emrine bir türlü uymayan Fil, orduyu ve bütün planları altüst edivermişti. Çünkü onun da sahibi Allah’tı. Celle Celâlühü. Sonra da hiç görülmemiş sürü sürü kuşlar ve attıkları kurşunlar… Daha sonra “yenilmiş bir ekin yaprağı” oluvermişti koskoca ordu.
Ezberlemişti bu hadiseyi bütün topluluklar. Senenin adı artık, Fîl Senesi olmuştu.

 

Malumunuz, Kutlu Doğum adı verilen haftadayız. İlgililenenler için bir kaç link ve geçen seneden farklı olarak bir kaç yazı vermek istedim:
Kutlu Doğum Haftası’nda neler yapabiliriz?

İnsanlığı içinde bulunduğu karanlık dünyadan kurtarmak, onlara kılavuzluk yaparak yollarını aydınlatmak üzere ışıklar saçan bir kandil olarak seçilmiş ve vazifelendirilmiş olan sevgili Peygamberimizin (sallallâhu aleyhi ve sellem) dünyaya teşriflerinin kutlanıldığı Kutlu Doğum Haftası’na ulaşmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bugünleri nasıl değerlendirelim, neler yapalım diyorsanız size şu tavsiyelerde bulunabiliriz:

* O’nun getirdiği mesaj bir huzur kaynağıdır. Bu huzur kaynağından istifade edebilmek için O’nu ve O’nun getirdiği Allah Rasulü’nü (sas) tanıtan kitaplar okuyabiliriz. Okuduklarımızın kalıcı olması için de öğrendiğimiz bilgileri başta aile fertlerimiz olmak üzere çevremize anlatabiliriz.

* Akşamları çocuklarımıza Efendimiz’in (sas) yaşadığı örnek hayattan kesitler anlatabiliriz. O’nun ashabıyla arasında geçen diyalogları hikaye tarzından anlatarak çocuklarımızın dikkatlerini Peygamberimizi anlama üzerinde yoğunlaştırabiliriz.

* Nebiler Serveri’ni hayatını anlatan video kasetlerini veya film CD’lerini ev halkıyla beraber izleyebiliriz. Yine bunun gibi Efendimiz’in (sas) hayatından kesitler sunan veya O’nunla alakalı yazılan şiirlerin bulunduğu ses kasetlerini dinleyebiliriz.

* Yaşadığımız yerde Allah Rasulü’nü (sas) hatırlatan ne varsa oraları ziyaret edip hayalen asr–ı saadete gidip tefekküre dalabiliriz. Ziyaretlerimizde yanımıza çocuklarımızı da alabiliriz.


* Allah, “Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygamber’e hep salât ederler. Ey iman edenler! Siz de O’na salât edin ve tam bir içtenlikle selâm verin.” (Ahzab, 33/56) buyurarak bizlerden Efendimiz’in (sas) ismini andığımız zaman salavat getirmemizi istiyor. Bu İlahi emir doğrultusunda bizler de özellikle bu günlerde Efendimiz’e (sas) bol bol salavat getirebiliriz. “Allah Rasulü’ne nasıl salavat getirelim?” diyorsanız işte size birkaç örnek: Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed, Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ seyydina Muhammed