|
Sefaat Menu -
Sefaat Sifali Bitkiler
|
|
Sahra tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 01 Şubat 2010 12:05 |
|
 Badem: (Echte Mandel / Amandie / Almond tree) Mart ve Nisan aylari arasinda beyaz veya pembe renkli çiçekler açan, 5-12 m yüksekliginde bir agaç. Birçok çesitleri varsa da, tibbi bakimdan ikisi mühimdir: Amygdalus communis varyete dulcis (tatli badem), Amygdalus communis varyete amara (aci badem). Tohumun lezzeti birincisinde tatli, ikincisinde ise acidir. Yapraklari sapli, parlak, yesil renkli, kenarlari dislidir. Çiçekleri yapraklarin gelismesinden önce açar ve kisa saplidir. Çanak yapraklari yesilimsi sari renkli üçgen seklinde, 5 birlesik parçali, taç yapraklari beyaz veya pembe renkli 5 serbest parçalidir. Meyveleri oval sekilli, yesil tüylü genellikle bir, bazan iki tohumludur. |
|
Devamını oku...
|
|
Sefaat Menu -
Sefaat Namaz
|
|
Sahra tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 22 Ocak 2010 16:40 |
|
Namazın akıllı, büluğ çağına girmiş, hayız ve nifastan temizlenmiş her müslümana farz olduğu konusunda görüş birliği vardır. Namaz ve oruç gibi bedenî ibadetlerde vekâlet ve niyabet geçerli değildir. Namazın farz olduğunu inkâr eden dinden çıkar. Çünkü namaz kesin ayet, hadis ve icma delilleriyle sabittir. Tembellik veya umursamazlık sebebiyle namazı terkeden âsî ve fasık olur. Namazı kılmamak dünya ve âhirette azaba sebep olur. Âhiretteki azapla ilgili olarak Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Onlar suçlulara sorarlar: Sizi Sakar cehennemine sürükleyen nedir? Suçlular şöyle cevap verirler: "Biz namaz kılanlardan değildik" (el-Müddessir, 74/40-43). "Onlardan sonra öyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular. Onlar bu taşkınlıklarının cezasını yakında göreceklerdir. Fakat tövbe edip, iman eden ve salih amel işleyen bunun dışındadır" (Meryem, 19/59, 60). "Vay o namaz kılanların haline ki, onlar kıldıkları namazdan habersizdirler" |
|
Devamını oku...
|
|
Sefaat Menu -
Sefaat Secme Konular
|
|
Sahra tarafından yazıldı
|
|
Salı, 05 Ocak 2010 20:55 |
|

İslam, kendisine inananların gündelik işlerini, gündelik işlerindeki tutumlarını ve hatta gündelik yaşamlarındaki ufak ayrıntıları dahi önemseyip, belli bir çizgiye çekmiştir. Bu elbette İslam'ın kuşatıcı bir din olduğunun da ispatlarından sadece biridir. İslam, her şeyiyle teslim olunandır. Ona teslim olanlar, Müslimler, ise teslimiyetin gereğini yerine getirmekle yükümlüdürler. İnsan iletişimi için hayati önem taşıyan selam bahsi, tüm yönleriyle iyi bilinmeye muhtaç bir konudur. Zira anlaşmanın ilk yolu, selamlaşmadan geçer. İslam, tüm insanlığa bir estetik seviye ve ciddiyet getirmiştir. Bir ölçü koyduğu selamlaşma adabı, keyfi yaklaşımların hareket alanını daraltıp, bizzat ayet ve hadislerle belirlenmiştir. Özellikle popüler yönü sebebiyle, gayrimüslimlerin adetlerine bulaşmamak için, selam alıp vermenin bile bir incelik işi olduğunu kabul edip, ona göre hareket etmek gerekir. İslam; 'selam veren güzel bir yol takip edecek, selamı alan ise ondan daha güzel bir yol ile mukabelede bulunacaktır' der özetle. |
|
Devamını oku...
|
|
Sefaat Menu -
Sefaat Sifali Bitkiler
|
|
Sahra tarafından yazıldı
|
|
Salı, 22 Aralık 2009 20:56 |
|

Adasoğanı:(Scille / Scillae bulbus / Sea onion / Urginea maritima) Zambakgillerden bir çesit bitkidir. Yapraklari uzun serit seklindedir. Çiçekleri yesil ve beyaz damarlidir. 2 kilogram kadar olan sogan kismi, yapraklarinin altindadir. Aci ve zehirlidir. 7,5 gram adasogani, bir insani rahatça öldürebilir.Tazeyken kullanilmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soganin etli olan orta kismi, dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Çok iyi bilmeden kullanilmamalidir. Kullanildigi yerler:Idrar söktürür. Kalp hastalarinda vücudda biriken suyu bosaltir. Azotemiyi azaltir. Böbrek hastalari kullanmamalidir.
|
|
Sefaat Menu -
Sefaat Islami Kavramlar
|
|
Sahra tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 20 Aralık 2009 13:10 |
Kötülüğü ve şerri şiddetle emreden nefis. Allah Teâlâ, Kur'an-ı Kerim'de Yusuf (a.s)'ın dilinden nefsin kötülükleri işlemeyi, heva ve hevesi doğrultusunda Allah'ın emirlerine muhalefet etmeyi arzuladığını ve sahibini buna yönelmek için zorladığını bildirmektedir: (Yusuf), nefsimi temize çıkaramam. Çünkü Rabbimin acıyıp koruduğu hariç, nefis aşırı şekilde kötülüğü emredicidir..." (Yusuf 12/53).
Gerçekte insan nefsi tek bir şeydir. Ancak o çeşitli sıfatlarla nitelenmektedir. Dünyaya olan bağlılıklardan kurtulup ilâhî âleme yöneldiği zaman nefis, "nefs-i mutmainne" olarak adlandırılır. Şehvete tabi olup üzerine gazap hakim olduğu zaman da nefis, sahibine kötülükleri işlemeyi emreder. Bu nefsin tabiatından olan bir durumdur (Fahreddin er-Râzî, Tefsirul Kebîr, XVIII, 157). |
|
Devamını oku...
|
|
|
Sefaat Menu -
Sefaat Sahabiler
|
|
Sahra tarafından yazıldı
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 00:52 |
Ikinci Rasid Halife. Islami yeryüzüne yerlestirip, hakim kilmak icin Resulullah (s.a.s)'in verdigi tevhidî mücadelede ona en yakin olan sahabilerden biri. Hz. Ömer (r.a), Fil Olayindan on üc sene sonra Mekke'de dogmustur. Kendisinden nakledilen bir rivayete göre o, Büyük Ficar savasindan dört yil sonra dünyaya gelmistir (Ibnül-Esîr, Üsdül-gabe, Kahire 1970, IV,146). Babasi, Hattab b. Nüfeyl olup, nesebi Ka'b'da Resulullah (s.a.s) ile birlesmektedir. Kureys'in Adiy boyuna mensup olup, annesi, Ebu Cehil'in kardesi veya amcasinin kizi olan Hanteme'dir (bk. a.g.e., 145). Kaynaklar Hz. Ömer (r.a)'in müslüman olmadan önceki hayati hakkinda fazlaca bir sey söylemezler. Ancak kücüklügünde, babasina ait sürülere cobanlik ettigi, sonra da ticarete basladigi bilinmektedir. O, Suriye taraflarina giden ticaret kervanlarina istirak etmekteydi (H. Ibrahim Hasan, Tarihul-Islam, Misir 1979, I, 210). Cahiliyye döneminde Mekke esrafi arasinda yer almakta olup, Mekke sehir devletinin sifare (elcilik) görevi onun elindeydi. Bir savas cikmasi durumunda karsi tarafa elci olarak Ömer gönderilir ve dönüsünde onun verdigi bilgi ve görüslere göre hareket edilirdi. Ayrica kabileler arasinda cikan anlasmazliklarin cözümünde etkin rol alir ve verdigi kararlar baglayicilik vasfi tasirdi (Suyutî, Tarihul-Hulefa, Beyrut 1986, 123; Üsdül-gabe, IV, 146). |
|
Devamını oku...
|
|
Sefaat Menu -
Sefaat Namaz
|
|
Sahra tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 14 Aralık 2009 17:47 |
|
Herhangi bir ihtiyacı olan kişinin, bu ihtiyacının giderilmesini Allah'tan dilemeden önce kıldığı namaz. Kur'ân, "Sabırla ve namazla Allah'tan yardım dileyin"(el-Bakara, 2/45) buyurur. Mü'minler; yalnız Allah'a kulluk etmek ve yalnız O'ndan yardım dilemekle yükümlüdürler (el-Fâtiha, 1/4). Bu nedenle bir ihtiyaç içindeki insanın namaz ve dua ile Allah'a yönelmesinden, O'ndan yardım dilemesinden daha mâkul birşey olamaz. Hâcet namazı bu yöneliş ve dilemenin bir mukaddimesi niteliğindedir. Mendûb olan hâcet namazı, yatsı namazından sonra iki, dört ya da on iki rekât olarak kılınır. Hz. Peygamber'den gelen bir rivâyete göre hâcet namazının ilk rekâtında Fâtiha'dan sonra üç defa Âyetel-Kürsî, diğer rekâtta (ya da rekâtlarda) da Fâtiha'dan sonra birer defa İhlâs ve Muavvizeteyn (Felâk ve Nâs) sûreleri okunur. |
|
Devamını oku...
|
|
Sefaat Menu -
Sefaat Namaz
|
|
Sahra tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 10 Aralık 2009 16:48 |
|
Namazlarda gizli okumamiz gereken yerde sesimizi baskasi duyarsa, ya da namazda iken tebessüm edersek namazimiz bozulur mu? Namazda okumamiz gereken dualari terkedersek namazimiz ne olur? Imam olan kimsenin Sabah, Aksam ve Yatsi namazlarinin farzlarinin ilk iki rekatlarinda Fatiha ve Zamm-i Sûreyi aciktan okumasi, Cuma ve Bayram disinda, diger bütün namazlarda imamin da, cemaatin de, tek basina kilanin da gizli okumasi vaciptir. Vaciplerin terkedilmesiyle namaz batil olmaz. |
|
Son Güncelleme: Perşembe, 10 Aralık 2009 16:56 |
|
Devamını oku...
|
|
Sefaat Menu -
Sefaat Namaz
|
|
Sahra tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 10 Aralık 2009 16:42 |
|
Namazın sünnetleri; önem bakımından vaciplerden sonra gelen, kasten ya da unutarak terkedilmeleri halinde namaz bozulmayan ya da yanılma secdesi gerekmeyen, ama kasten terkedilmeleri, alınacak sevabı azaltan davranışlardır. Namazın mükemmel olmasını sağlarlar. Namazın en güçlü sünneti farz namazları cemaatle kılmaktır. Bunun farz olduğunu söyleyenler de vardır. Diğer sünnetler şunlardır: 1. Başlangıçtekbirinde parmakları açarak elleri kaldırmak. 2. Tekbirleri imamın açıktan söylemesi. 3. Tekbirin arkasından "sübhaneke" okumak. |
|
Son Güncelleme: Perşembe, 10 Aralık 2009 16:54 |
|
Devamını oku...
|
|