|
IslAm Alimleri haccin
ömürde bir defa farz oldugu konusunda görüs birligi icindedir. Delilleri;
Kitap ve Sünnettir. Kur'an'da söyle buyurulur: |
|
| Hz. Peygamber
haccin farz kilindigini ashab-i kirAma
duyurunca, iclerinden birisi; ,Her yil mi?, demis, Resulullah
(s.a.s.) susmustur. Bu soru üc defa tekrar edilince; , Eger evet
deseydim, hac üzerinize her yil farz olurdu, buna
da güc
yetiremezdiniz, buyurmustur (Müslim, Hac, 412; Nesaî, MenAsik,1,
Ahmed b. Hanbel, II, 508).
Ibn Abbas (r.a)'dan yapilan rivayette, soru soranin el-Akra' b. HAbis oldugu belirtilir ve su ilave yeralir: ,Kim birden fazla hac yaparsa bu nafile hac olur, (Ibn Hanbel, II, 508; NesAî, MenAsik,1; es-SevkAnî, a.g.e., IV, 279). Bu hadis, haccin farz olarak tekrarinin gerekmedigini gösterir. IslAm hukukculari, haccin bir defadan fazla farz olmadigi ve fazla haccin nafile sayilacagi konusunda görüs birligi icindedir (Ibnü'l-Humam, Fethu'l Kadîr, Kahire 1316, II, 122; es-SevkAnî, a.g.e., IV, 280). Hadiste söyle buyurulur: Hac ve umreyi pesi pesine yapiniz. Bu ikisi, körügün; demir, altin ve gümüsün pasini yok ettigi gibi, fakirligi ve günAhlari yok eder. Mebrûr haccin sevabi ancak cennettir, (Tirmizî, Hac, 2; NesAî, Hac, 6; Ibn MAce, MenAsik, 3). Bazi durumlarda birden fazla hac yapmak gerekebilir. |
| Adak harci ve bozulan bir nafile hacci
kaza etmek gibi. Bazen hac haram olur. Haram para ile haccetmek
gibi. Bazen de mekruh olur. Hizmete muhtac olan ana-babanin iznini
almadan haccetmek gibi. Ebeveyn bulunmayinca dede ve ninelerden,
borcunu ödeyecek baska mali bulunmayan borclu ve kefilin
alacaklilardan izin almaksizin, hac yapmasi da mekruhtur. Hanefilere
göre bu kerAhet, tahrîmendir. Hanefî, SAfiî ve MAlikîlere göre, haram para ile yapilan hac, gasbedilen arazide kilinan namazda oldugu gibi farz veya ikinci defa hac yapiliyorsa nafile olarak sahih olur. Bu kimsenin üzerinden farz veya nAfile düser. Hanbeliler ise, haram malla yapilacak hacca icazet vermezler. Cünkü bu mezhep, gasbedilen arazide kilinacak namazi da sahih kabul etmez (el-KAsAnî, BedAyiu's-SanAyi', II, 223; ez-Zühaylî, a.g.e., III, 223). |