50 ziyaretçi ve Sıfır kullanıcı çevrimiçi
Bayram, bir nes'e ve sevinc günü demektir. Arabcasi ,Iyd, dir. Cogulu ,A'yad, gelir. Bayram tebriklerine ,Ta'yîd,, bayramlasmaya da ,Muayede, denir.
Peygamber Efendimiz Medine-i Münevvere'yi sereflendirince, ora halkinin senede iki defa bayram yaparak eglendiklerini ögrenince, onlara söyle buyurmus: ,Yüce Allah o iki bayram günlerine karsilik onlardan daha hayirli iki bayram günlerini size ihsan etmistir., O günlerin Ramazan ve Kurban Bayrami günleri oldugunu müjdelemistir. Bunlara arabcada ,Iyd-i Fitir ve Iyd-i Adha, denir.
Bu günlere Iyd denilmesi, bunlarin birer nes'e ve sevinc günü olmalari, hayra yorumlanmalari veya Allah'in bu günlerde pek cok ihsanlarda bulunmasi bakimindandir.
Ramazan Bayrami üc gün, Kurban Bayrami da dört gündür.
Kendilerine cuma namazi farz olanlara, cuma namazinin vücub ve eda sartlari icinde, Ramazan ve Kurban Bayrami namazlari vacibdir. Yalniz Bayram namazlarinda hutbeler vacib degildir. Bu namazlardan sonra hutbe okunmasi sünnettir.
Bayram namazlarinin ilk vakti, israk zamanidir. Günesin görünüsüne nazaran ufuktan bir veya iki mizrak boyu[orta boylu bir mizrak, on iki karis uzunlugundadir] kadar yükselip kerahet vaktinin ciktigi andir. Bu andan itibaren istiva veya zeval vaktine kadar kilinmasi caizdir. (Mekruh vakitler bahsine bakabilirsiniz!.)
Bayram namazlari ikiser rekattir. Cemaatle asikare olarak kilinirlar. Ezan ve ikamet yapilmaksizin imam, iki rekat Ramazan veya Kurban bayrami namazina niyet eder. Cemaat da böyle iki rekat bayram namazi kilmak icin imama uymaya niyet eder., ,Allahü Ekber, diye iftitah tekbiri alinir, eller baglanir. Hep birlikte gizlice ,Sübhaneke, okunur. Sonra imam yüksek sesle, cemaat da gizlice ,Allahü Ekber, diye üc tekbir alirlar. Tekbirlerde eller yukariya kaldirilip ondan sonra yanlara saliverilir, her tekbir arasinda üc tesbih miktari durulur. Ücüncü tekbirden sonra eller baglanir. Imam gizlice ,Euzü-Besmele, cektikten sonra, asikare olarak Fatiha suresi ile bir miktar daha Kur'an-i Kerim'den okur. Asikare ,Allahü Ekber, diyerek bilindigi gibi rüku ve secdelere gider. Cemaat da gizlice tekbir alarak imama uyar. Sonra yine tekbir alinarak ikinci rekata kalkilir. Imam gizlice ,Besmele,den sonra yine asikare olarak Fatiha suresi ile bir miktar daha Kur'an okur. Tekrar üc defa eller kaldirilarak birinci rekatta oldugu gibi üc tekbir alinir. Ondan sonra imam yine asikare, cemaat ise gizlice ,Allahü Ekber, diye rükua ve secdelere varirlar. Sonra oturulup gizlice ,Tahiyyat, Salli-Barik ve Rabbena atina, dualari hep birlikte okunur ve iki tarafa selam verilerek namaz tamamlanir.
Bu halde bayram namazlarinin her rekatinda üc fazla tekbir bulunmus olur ki, bunlar da vacibdir.
(Hanbelî mezhebine göre birinci rekatta alti, ikinci rekatta bes tekbir alinir ve her iki rekatta da tekbirler kiraattan önce yapilir. Imam Malik ile Imam Safiî'ye göre, birinci rekatta yedi, ikinci rekatta bes tekbir alinir ve tekbirler her iki rekatta da kiraattan önce alinir.)
Imam bayram namazini kildirdiktan sonra hutbe okumak icin minbere cikar. Cumada oldugu gibi iki hutbe okur. Ancak bu bayram hutbelerine tekbir ile baslanir. Cemaat da bu tekbirlere hafifce katilir. Hatib, Ramazan Bayrami hutbesinde cemaata Fitir Sadakasi, üzerinde, Kurban Bayrami Hutbesinde Kurban ve Tesrîk tekbirleri konusunda bilgi verir.
Cuma hutbelerinde sünnet olan seyler, bayram hutbelerinde de sünnettir. Mekruh olanlar da aynen mekruhtur. Bayram hutbelerinin namazdan önce okunmalari caiz olmakla beraber mekruh sayilmistir.
Imam birinci rekatta bayram tekbirlerini unutup da Fatiha'nin bir kismini veya tamamini okuduktan sonra hatirlarsa tekbirleri alir. Fatiha'yi yeniden okur. Fakat Fatiha'dan sonra bir miktar Kur'an okuduktan sonra, tekbirleri alir, kiraati iade etmez.
Bayram namazlarinda, birinci rekatin rükuuna varmis olan bir imama yetisen kimse, bu rükua kavusacagini tahmin ediyorsa, hem Iftitah tekbirini, hem de bayram tekbirlerini ayakta alarak ondan sonra rükua varir. Rükuu kaciracagindan korkuyorsa, Iftitah tekbirinden sonra hemen rükua varir ve Bayram tekbirlerini rükuda alir. Bu tekbirleri alirken ellerini kaldirmaz. Tekbirleri tamamlayamasa dahi, imam kiyama kalkinca o da imamla kalkar, imamin alacagi tekbirlerde imama uyar. Imam sünnete uygun olan tekbirlerin disina cikmadikca, imama tekbirlerde uyulur, sünnet dasinda az veya cok almis oldugu tekbirlerde ona uyulmaz.
Bayram namazinin ikinci rekatina yetisen kimse, imam selam verdikten sonra birinci rekati kaza etmeye kalkinca, önce Besmele ile Fatiha suresini ve ilave edecegi bir sureyi okur. Sonra gizlice tekbirleri alarak namazi tamamlar. Bu sekilde mesbuk olanlar, kendi mezheblerinde alacaklari tekbirleri getirirler, imamin almis oldugu tekbirlerin sayisini gözetmezler.
Bayram namazina yetisemeyen kimse, kendi basina Bayram namazi kilamaz. Isterse dört rekat nafile namazi kilar. Bu, bir kusluk namazi yerine gecer, sevabi büyük olur.
(Safiî'lere göre Bayram namazlari Müekked Sünnet'lerdir. Bir rivayete göre de, Farz-i kifaye'dir. Islam alametlerinden sayilir. Cemaatla kilinmasi daha faziletlidir. Yalniz basina da hutbesiz kilinabilir. Bunu misafirler de, kadinlar da yalniz baslarina kilabilirler. Günesin dogusundan zeval vaktine kadar kilinabilir.
Malikîlere göre Bayram namazi müekked sünnettir. Bir görüse göre de, Farz-i kifaye'dir. Hanbelî mezhebinde de Farz-i kifayedir. Imam ile kilmayi basaramayanin bunu kaza etmesi sünnettir.)
Kurban Bayrami namazini ilk vaktinde kilmak, Ramazan Bayrami Namazini da biraz geciktirmek müstahabdir. Bayram namazi cenaze namazina ve cenaze namazi da Bayram hutbesine takdim edilir (önce kilinir).
Bayram namazlari bir sehirde herkesin toplanacagi bir yerde (Namazgahda) kilinabilecegi gibi, bircok camilerde de kilinabilir.
Bayram günlerinde erken kalkmak, yikanmak, misvak kullanmak, gülyagi ve benzeri hos koku sürünmek, giyilmesi mübah olan elbiselerden en güzel ve temizini giymek, yüce Allah'in nimetlerine sükür icin nes'e ve sevinc göstermek, karsilasilan mümin kardeslere karsi güler yüz göstermek, elden geldigi kadar fazla sadaka vermek, Bayram gecelerini ibadetle gecirmek müstehab ve güzel bulunmustur.
Ramazan Bayraminda, Bayram namazindan önce hurma gibi tatli bir sey yenilmesi, Kurban bayraminda ise namaz kilinmadikca bir sey yenilmemesi müstahabdir. Sahih olan görüse göre, bu hususta kurban kesecek kimse ile kesmeyecek kimse esittir. Kurban kesecek kimsenin, kesecegi kurban eti ile yemege baslamasi daha uygundur. Bununla beraber namazdan önce bir sey yenilmesinde de kerahet yoktur.
Kurban kesecek kimse, tirnaklarini ve saclarini kesmeyi geciktirir. Bunu yapmak mendubdur. Fakat bu geciktirme hosa gitmeyecek bir durumu ortaya koyacak bir zaman olmamalidir. Bunun en uzun müddeti kirk gündür.
Faziletli olan, haftada bir defa tirnaklari ve biyiklarin fazla kismini kesmek, ziyade tüyleri gidermek, yikanmak suretiyle bedenin temizligine bakmaktir. Bunlar hic olmasa on bes günde bir yapilmalidir. Kirk günden fazlaya birakilmasinda özür kabul edilmez.
Bayram günü camiye bir vakar ve sükun ile gidilir. Ramazan Bayraminda namaza giderken gizlice, Kurban Bayraminda ise acikca tekbir alinmasi ve namazdan sonra da mümkün ise baska bir yoldan eve dönülmesi mendubdur.
Kurban Bayraminin birinci gününe ,Yevm-i Nahir,, diger üc gününe de ,Eyyam-i Tesrik, denir. Bu bayramdan önceki gün ise, ,Yevm-i Arefer'dir ki, Zilhicce'nin dokuzuncu günüdür. Ramazan Bayraminda Arefe yoktur. Arefe gününün sabah namazindan itibaren Bayramin dördüncü gününün ikindi namazina kadar yirmi üc vakit farz namazin arkasindan bir defa söyle tekbir alinir ki, bunlara Tesrik Tekbirleri denir:
,Allahü ekber, Allahü ekber. La ilahe illallahu vallahu ekber. Allahü ekber ve lillalhilhamd.,
Tekbirlerin bu miktar okunmasi iki imamin görüsüdür, islem de böyle yapilmaktadir. Imam Azam'a göre bu tekbirler Arefe gününün sabahindan ertesi günün ikindisine kadar olan sekiz vakit farz namazin arkasindan alinir.
Tesrîk Tekbirleri, fikih alimlerinin coguna göre vacibdir. Sünnet diyenler de vardir. Iki imama göre farz namazlari kilmakla yükümlü olan herkes icin bu tekbirler vacibdir. Bu hususta tek basina namaz kilan, imama uyan, misafir (yolcu) ile mukim, köylü ile sehirli, erkek ile kadin esittir. Imam Azam'a göre ise, bu tekbirlerin vacib olmasi icin mukim olmak, hür olmak, erkek olmak ve namaz, müstehab sekilde cemaatle kilinan bir farz olmak sarttir. Buna göre, misafirlere, kölelere, kadinlara ve tek basina namaz kilan kimselere bu tekbirler vacib degildir. Fakat bunlar, kendilerine tekbir vacib olan cemaatle namazi kilanlara uymalari halinde tekbir almalari gerekir. Cuma ve Bayram namazlari kilinmayan köylerde bulunanlara da vacib olmaz. Cuma günü ögle namazini kendi aralarinda cemaatle kilan özürlü kimselere de vacib olmaz. Kadinlarin da kendi aralarinda cemaatle namaz kilmalari, müstahab sekilde olan cemaattan sayilmaz.
Bir senenin Tesrîk günlerinde terk edilen bir namaz, yine o senenin tesrîk günlerinden birinde kaza edilse, sonunda Tesrîk Tekbiri alinir. Fakat baska günlerde veya baska bir senenin tesrîk günlerinde kaza edilecek olsa tesrîk tekbiri alinmaz.
Bir namazda sehiv secdeleri ile tesrîk tekbiri ve telbiye toplanacak olsa önce sehiv secdeleri yapilir, sonra tekbir alinir. Ondan sonra da telbiyede bulunulur. Eger telbiye önce yapilirsa, sehiv secdeleri ve tesrîk tekbiri düser. (Telbiye icin hac bahsine bakilsin!)
Arefe günü insanlarin bir yerde toplanarak Arafat'da bulunan hacilari taklid eder bir durum almalari, hic bir esasa bagli degildir. Bunu mekruh görenler de vardir.
Bayram günlerinde müslümanlarin birbirlerini tebrik etmesi, görüsüp musafaha yapmasi ve birbirlerine: ,Gaferellahu lena ve leküm Allah bizi ve sizi bagislasin,, yahut: ,Takabbelellahu Teala minna ve minküm Yüce Allah bizden ve sizden kabul buyursun,, seklinde duada bulunmasi da mendubdur.
BAYRAM GÜNLERI
Bayramlar; Müslümanlarin birbiriyle kaynastigi, küs olanlarin baristigi, fakir, fukara ve yetimlerin sevindirildigi sevinc ve nese günleridir. Ramazan gittigi icin degil, günahlarimiz affolup nimete kavustugumuz icin bayram yapiyoruz. Bayram günleri, Peygamber efendimizin zamanindan beri, hususî bir sekilde kutlanmistir. Bütün Islam devletlerinde de bugüne kadar kutlanarak gelmistir.
Bayram günleri; ana, baba, hoca, akraba, arkadas ve komsu ziyaretleri yapilir. Salih olan akrabayi ziyaret lazimdir. Salih arkadaslari ziyaret de cok sevaptir. Bayram öncesi, yiyecek, giyecek ve temizlik gibi hazirliklar yapilir. Bayram günlerinde herkes, temiz giyinir. Cocuklara yeni elbiseler alinir. Fakir, öksüz ve yetimler sevindirilir. Bayram namazindan sonra, kabirler ziyaret edilir; gecmislerin, akraba ve din büyüklerinin ruhu icin Kur’an-i kerîm okunur, dua edilir ve sadakalar verilir. Daha sonra da, aile büyükleri, dost, akraba, arkadas ve tanidiklar ziyaret edilir. Cocuklar babalarinin ve aile büyüklerinin; gencler de yaslilarin ellerini öperler.
Bayram günü sunlari yapmak sünnettir:
1-Erken kalkmak.
2-Gusül abdesti almak.
3-Misvak kullanmak.
4-Güzel koku sürünmek.
5-Yeni ve temiz elbise giyinmek.
6-Namazdan önce tatli yemek.
7-Yüzük takmak.
8-Camiye erken gitmek.
9-Giderken tekbir söylemek.
10-Müminlere selam vermek.
11-Güler yüzlü olmak.
12-Müminlerle bayramlasmak,
13-Fakirlere sadaka vermek.
14-Darginlari baristirmak.
15-Akrabayi ziyaret etmek.
16-Din kardeslerini ziyaret etmek.
17-Ziyarette hediye götürmek.
18-Kabirleri ziyaret etmek.
19-Misafirlere ikram etmek.
20-Cok dua ve tevbe etmek.