39 ziyaretçi ve Sıfır kullanıcı çevrimiçi

Anneler-Gunu

Anneler-Gunu

Kullanıcı Değerlemesi:  / 1
Kötüİyi 
Anneler gününü kutlamanin dinen sakincasi yoktur. Hatta Annelerle çocuklari arasinda yakinlasmaya ve sevgiye vesile
 oldugu için kisi böyle bir günde sevap ta kazanabilir. Bu bir sevgi vesilesidir. Anne babaya her zaman gerekli deger ve
 hürmetin gösterilmesi gerekir.
 
 Senenin tek gününü Anneler Günü ilan etmek belki bir yabanci âdetidir. Ama tümüyle de Islam’a aykiri düsen bir yabanci
 âdeti de degildir. Belki, eksik bir âdettir. Çünkü Islam, senenin tek gününü degil belki hayatin tüm günlerini Anneler Günü
 olarak ilan eder. Bu itibarla, disaridan gelen her seyi yabancidan geldigi gerekçesiyle hemen reddetmek yerine, Islam’a
 uygun olup olmadigini incelemek, uygun yani varsa almak, yoksa uygun hale getirerek düzeltip islah etmek gerekir diye
 düsünmek yanlis olmasa gerektir.
 
 Anneler Günü, çocugun yas günü, hanimla beyin evlilik yildönümü... gibi daha ziyade disaridan gelme yabanci âdetler,
 aslinda iyiliklere vesile yapilabilecek âdetlerdir. Bunlarin içerigini Islam’a göre düzenleyip uygulamakta mahzur olmaz...
 
 Mesela Anneler Günü’nde annelerin elleri öpülüyor, yaslilarin gönülleri alinarak memnun kiliniyorsa.. yas gününde
 çocuklarin sevinecekleri bir dogum günü toplantisiyla arkadaslariyla mutlu olmalari saglaniyorsa, evlilik yildönümünde
 taraflar geçmisi bir daha hatirliyor, aradaki sevgi, saygiyi yenileme imkani buluyor, komsular bu vesilelerle bir araya
 gelerek kaynasmalar söz konusu oluyorsa.. neden bunlar yabancilara aittir denerek hemen reddetme mecburiyeti
 duyulsun?
 
 Islamî hayat zevksiz, nesesiz ve eglencesiz degildir. Siniri asmamak, ölçüyü tasmamak, israfa ve harama girmemek
 sartiyla Islamî hayatin da zevki, eglencesi ve neseli toplantilari olacaktir elbette. Nitekim Efendimiz (sas) Hazretleri’nin
 dogumunu senelerdir kutluyoruz. Bu vesile ile toplantilar yapiyor, hayirlara vesile kiliyoruz. Kimse de Islam’da dogum
 günü kutlamasi yoktur demiyor. Çünkü harama degil hayra vesile kiliniyor, günah degil sevaplar isleniyor...
 
 Bazilarindaki gibi yabancilardan gelen her seyi hemen sahiplenmek nasil yanlissa, hemen karsi olmak da öyle yanlistir.
 Dogru olani, önce bir incelemek, faydali olani almak, zararli olana karsi olmak... Islam’in bize makul telkini budur. Bu
 konuda Efendimiz’den (sas) fevkalade degerli ve düsündürücü muhtesem bir hatira bize isik tutup rehberlik etmektedir...
 
 Sahabenin ileri gelenlerinden Temimdari, Sam’daki Hiristiyanlarin kullandiklari zeytinyagi ile yanan bir kandili getirip
 Resulüllah’in Mescidi’nin tavanina asmisti. Görenler ‘Resulüllah’in Mescidi’ne Hiristiyanlarin kilisesinde kullandiklarini mi
 asiyorsun?’ gibilerden sitemde bulunmuslardi. Müslümanlar o günlerde mescidi aydinlatacak kandili bilmiyorlardi.
 Yaktiklari hurma yapraklariyla aydinlatiyorlardi mescidi. Aksam namazinda mescide gelip de bir çanak içindeki yanan
 fitilin külsüz dumansiz etrafi aydinlattigini gören Efendimiz (sas) Hazretleri tebessüm ederek sordu:
 
 - Kim getirdi bunu mescidimize?
 
 - Temimdari, Sam’daki Hiristiyanlardan alip getirdi... dediler. Herkes bir azarlama beklerken O’nun essiz iltifati söyle oldu:
 
 - Temimdari! Sen bizim mescidimizi aydinlattin, Allah da senin kabrini aydinlatsin.
 
 Daha çarpici açiklamada da bulundu:
 
 - Faydali sey Müslüman’in cebinden düsürdügü mali gibidir. Nerede, kimde bulursa hemen sahip çikip alir. Yeter ki o sey
 faydali olsun, içeriginde haram ve günah bulunmasin... Hiristiyan’dan alinan böylesine faydali bir kandil örnegi varken,
 yabancidan gelen âdetler alinir mi alinmaz mi diye sorulmaz bile. Belki yabancidan gelen bu âdetler faydali mi degil mi
 diye incelenir. Faydali ise cebinden düsürdügü kendi mali gibi sahip çikilir, zararli ise karsi konur, uzak durulur...
 
 Mescid-i Saadet’e asilan bu kandil örnegi, Islam’in çagdas anlayisini anlatan muhtesem bir misal olarak ufkumuzda asili
 durmaktadir... "