Abdurrahman Önül-Dag Tas Allah der
Hayatında açlık nedir bilmeyen varlıklı bir insan, yoksulların çektiği açlık ve sıkıntıyı gereği gibi anlayabilir mi? Onların çektiği ıstırabı yüreğinde duyabilir mi? Elbette ki, gereği gibi duyamaz. Fakat bu insan, oruç tutarsa, açlığın ne olduğunu bizzat tatmış olur.
Böylece, yokluk içinde kıvranan fakirlerin sıkıntılarını içinde duyarak, şefkat ve merhamet duyguları gelişir. Bunun sonucu olarak da fakirlere yardım elini uzatarak sıkıntılarını giderir, toplumun huzur ve mutluluğuna katkıda bulunur.
Orucun verdiği sosyal adalet dersi…
Bizim için en güzel örnek olan Sevgili Peygamberimiz, insanların en cömerdi idi. O, açları doyurur, kendisi aç kalırdı. Ramazan ayında cömertliği doruk noktasına ulaşır, elinde ne varsa yoksullara dağıtırdı.
Peygamberimizin eşi Hz. Aişe (r.a.) diyor ki: “Allah’ın Resûlü üç gün peş peşe karnını doyurmamıştır. İsteseydi doyururdu. Lâkin yoksulları doyurup, kendisi aç kalmayı tercih ederdi.”
Hz. Aişe (r.a.), Peygamberimizin vefatından sonra ne zaman bir yemek yese ağlamaya başlardı. Bir defasında niçin ağladığı kendisine sorulunca şu cevabı vermiştir: “Hz. Muhammed (s.a.v.) sağlığında doyasıya bir günde iki defa yemek yiyemedi. Onu hatırladığım için ağlıyorum.” (Tirmizi, Zühd 38)
Hz. Ömer’in merhameti
Hz. Ömer’in (r.a.) halifeliği zamanında dokuz ay süren bir kıtlık olmuştu. Ömer: “İhtiyaç sahipleri bize gelsin” diye halka duyuru yapmış, kendisi de Müslümanlar bolluğa kavuşuncaya kadar ekmekle beraber zeytinyağından başka katık yemeyeceğine yemin etmişti.
Halkın sıkıntılarını yüreğinde hisseden ve onlardan farksız olarak yaşayan bu büyük insan, elbisesi yıkandığı ve başka elbisesi olmadığı için bir gün cumaya geç gitmiş ve bu yüzden cemaatten özür dilemiştir. (Şa’rani, Et-Tabakatü’l-Kübra, C.1,S.24)
Hz. Yusuf’un merhameti
Vaktiyle Mısır’da yıllarca süren bir kıtlık olmuştu. O sırada devletin hazinesi Yusuf Aleyhisselam’ ın elinde idi. Halk açtı. Hz. Yusuf’da bütün imkanlara sahip olduğu halde karnını doyurmuyordu.
Neden böyle yaptığı kendisine sorulunca, içinde yaşadığı toplumun acılarını yüreğinde duyan bir sorumluluk anlayışı ile şu cevabı vermiştir:
“Eğer ben tok olursam, açların halini anlayamam, yoksulları gereği gibi düşünemem.” (Aliyyü’l-Kari, Mirkatü’l-Mefatih, C.2,S.492)
Nimetin kıymeti anlaşılır
İnsan, elinde olan nimetlerin kıymetini ancak bunlar elinden çıktıktan sonra anlar. Fakat iş işten geçtiği için bunun bir yararı olmaz. Oruç tutmakla bir süre nimetlerden uzak kalan insanın gözünde bu nimetlerin değeri daha iyi anlaşılır. Bu anlayış insana, onları daha iyi korumasını ve nimetleri kendisine veren Allah’a daha çok şükretmesini öğretir, Nimetlere şükür ise onların çoğalmasına vesile olur. Allah Teala şöyle buyuruyor: “And olsun, şükrederseniz elbette (nimetimi) artırırım,” (İbrahim, 7)
Oruç kötülüklerden korur
Kur’an-ı Kerim’de orucun farz oluşunu bildiren ayette Yüce Allah: “Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizin üzerinize de oruç farz kılındı, ta ki korunasınız.” (Bakara: 183) buyurarak orucun hikmetine dikkatimizi çekmiştir. Allah Tealâ, her derde deva verdiği gibi, her kötülüğe karşı da bize bir korunma vasıtası vermiştir ki, oruç ibadeti bunlardan biridir. *Nitekim Sevgili Peygamberimiz orucun bu koruyucu özelliğini güzel bir benzetme ile şöyle açıklamıştır: “Oruç bir kalkandır.” (Buhari, Savm,2; Müslim, Sıyam,30) Bilindiği gibi kalkan, eskiden savaşlarda insanı düşmanın kılıcından koruyan bir vasıta idi. İşte oruç, Müslüman’ı dünyada günah işlemekten, ahirette cehennem ateşinden koruyan bir vasıtadır. *Dünyada her kötülüğün başı, Allah’ı unutmak ve sorumluluk duygusunu kaybetmektir. Oruç ise bize daima Allah’ı hatırlatır, sorumluluk duygusunu geliştirir. Bir ay boyunca devam eden bu manevi eğitimin olumlu tesiri ile insan, davranışlarını kontrol altına alarak her türlü kötülükten uzaklaşır.
Bol bol tövbe edelim
Tövbe¸ Arapça “tövbe“ kelimesinden isim olarak Türkçemize bu şekli ile girmiş bir kelimedir. Kelime manası ile şu anlamları içerir: Yaptığı fenalığa pişman olma¸ dönme¸ vazgeçme¸ terk etme¸ geri dönme. Dinimizdeki anlamı ise¸ günahtan iyi fiillere¸ isyandan Allah’a itaate¸ batıldan hakka dönme; günah ve kötü fiiller işlemekten vazgeçme; işlediği günahlardan ötürü pişman olup bir daha yapmamaya söz vermedir.
İnananların tövbe etmekten korkmamaları¸ yaptıkları büyük veya küçük günahları için ne zaman olursa olsun¸ geciktirmeden hemen Rab’lerine yönelmeleri¸ tövbe etmeleri ve bir daha o hataya düşmemeye azmetleri gerekir.
Allah’ın kabul edeceği tövbe
“Onlar fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı anarlar¸ günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah’tan başka bağışlayan kim vardır. Onlar yaptıklarında bile bile direnmezler.” (Âl-i İmran, 3/135). “Allah’ın kabul edeceği tövbe¸ ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden tövbe edenlerin tövbesidir; işte Allah bunların tövbesini kabul eder; Allah her şeyi bilendir¸ hikmet sahibidir.” (Nisa Suresi:17)
Tövbe tehir edilmemelidir
İşlenen hatadan hemen sonra samimi bir şekilde tövbe edilmesi bir vecibedir. Tehir edilmesi¸ hele hele ömrün sonuna bırakılması kesinlikle doğru değildir. Nitekim Rabbimiz Kur’an’ında “Yoksa kötülükler yapıp yapıp da nihayet ölüm kendilerine gelip çatınca¸ “şimdi tövbe ettim diyenler ile kâfir olarak ölenlerin tövbesi makbul değildir. İşte onlara elem verici azap hazırlamışızdır.” (Nisâ Sûresi Ayet: 18)
Dini Hikayeler
Hazreti Peygamberimiz (s.a.s.) eshabıyla oturmuş sohbet ediyordu.
Bir kadın sahabe Resulullah’ın huzuruna telaşla girerek:
- Ya Resûlellah! Şu anda kocam ölüm dçşeğinde, belki biraz sonra ölmüş olacak…
Yalnız yanında kelime-i şehadet getirdiğimi anladığı ve kendiside getirmeye çalıştığı halde
şehadet kelimesi getiremiyor. Kocamın imansız gitmesinden korkuyorum.
Bu hususta bir yardımınızı bekliyorum, dedi.
Hazreti Peygamberimiz:
- Kocan sağlığında ne gibi kötü harekette bulunurdu? diye sordu.
Kadın hiçbir kötü amelinin olmadığını, namazını kılıp her türlü ibadetini noksansız yerine getirmeye çalıştığını söyledi.
Bu sefer Peygamberimiz:
- Kocanızın dünyada kimi var? diye sordu.
Kadın ihtiyar bir annesi olduğunu söyleyince Peygamberimz (s.a.s.) kadının kocası
Alkama’nın anasın huzura çağırdı. Hazreti Alkama’nın anası, Hazreti Peygamberimizin huzuruna çıktı. Peygamberimiz:
- Oğlun sana karşı nasıl hareket ederdi? Oğlundan memnunmusun? diyr sordu.
Alkamanın anası:
- Ya Resulullah, oğlum evleninceye kadar çok iyi muamele ederdi. Evlendikten sonra hanımını dinledi,
bana hor bakmaya başladı. Hatta son zamanda evini bile ayırdı. Ben de üzüldüm, onun bu hareketine, dedi.
Peygamberimiz (s.a.s.) yaşlı kadına; oğlunun ölüm döşeğinde olduğunu, hakkını helâl etmediği takdirde
cehennem azabı çekeceğini söylediyse de kadın:
- Hakkımı helâl etmem ey Allah’ın Resûlü, dedi.
Alkama ise evde yatıyor, hâlâ şehadet kelimesi getiremiyordu.
Hazreti Peygamberimi, kadının annelik şefkatini harekete geçirmek için, orada bulunanlara:
- Bana biraz odun hazırlayın, diye emir verdi.
Kadın hayretle :
- Odunu ne yapacaksın ya Resûlellah! diye sormaktan kendini alamadı.
Çünkü o da şüphelenmişti.
Peygamber Efendimiz :
- Oğlunu yakacağım… Zira yarın cehennemde yanacağına cezasını burada
çeksin, daha iyi buyurunca, kadın dayanamadı,
- Oğlumun gözümün önünde yanmasına razı olamam ya Resûlellah ! Ona hakkımı helal ediyorum, dedi.
Murat hasıl olmuştu… Hazreti Peygamberimiz, Bilâl-ı Habeşi Hazretlerini göndererek :
- Git bakalım, Alkama ne haldedir? buyurdular.
- Bilâl-i Habeşi Alkam’nın yanına varıp şehadet kelimesei telkin ettiğinde, Alkama’nın dili açılmıştı :
- Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlüllah, deyip ruhunu Allah’a teslim etti.
Kaynak: Büyük Dini Hikayeler, İ.Sıddık İmamoğlu, Osmanlı Yayınevi
Sözümüzde Dururuz
Orta hâlli tüccarlardan birisi, Ni’metullah Geylani’nin giyecek ve benzeri ihtiyaçlarını temin ederdi. Ni’metullah Geylânî, birgün o tâcirin yanına giderek, ne kadar borcu biriktiğini sordu. Tâcir, elli dirhem borcu olduğunu söyledi.
Ni’metullah Geylânî;
- İstersen, sana o elli dirhemi vereyim, istersen o elli dirhemi benden alma, biz de buna karşılık sana, elli bin dirhem veririz,dedi.
Tüccar;
- Siz bilirsiniz” dedi.
Ni’metullah Geylânî, tâcire;
-Yalnız elli dirhemi benden almamak husûsunda gönlün râzı mı? dedi.
Tâcir;
-Evet, râzı, dedi.
Ni’metullah Geylânî;
-O zaman git, güvendiğin birisi ile bana bu elli dirhemi bağışlayıp bağışlamayacağın husûsunda istişâre et, dedi.
O tüccar da gidip halası ile istişâre etti. Halası onu çok severdi. Halasına, Ni’metullah Geylânî’nin söylediklerini anlattı. Halası o elli dirhemi, Ni’metullah Geylânî’den almamasını tavsiye etti. Sonra tâcir, Ni’metullah Geylânî’nin yanına gelerek;
-Efendim, o elli dirhemi gönül rızâsı ile size bıraktım, dedi.
O zaman Ni’metullah Geylânî tâcire;
- O hâlde git biz sana vâdimizi yerine getiririz, dedi.
Çok geçmeden, tâcir çok para kazandı. Elli bin dirhemden fazlasına sâhip oldu.
- İşte bu gelen, Tokâdî Emîn Efendidir! diyerek gösterdi.
Antepli vâiz alaylı bir tavırla ona baktı ve birşeyler söyledi. Mehmed Emîn Efendi yanlarına gelip selâm verdi. Bu sırada Antepli hoca başını kaldırıp;
-Bak Şeyh Efendi, benim gözlerim ağrıyor. Bana bir nefes eyle de gözlerimin ağrısı geçsin, diyerek alay etti.
Bunun üzerine Mehmed Emîn Efendi;
- Kör ol! dedi ve oradan geçip gitti.
Antepli hocanın gözleri yavaş yavaş kapanmaya başladı. Mehmed Emîn Efendinin talebelerinden bâzıları Antepli hocanın yanına yaklaşıp;
- Sen hocamıza karşı edepsizlik yaparak alay ettin! O da sana nefes etti. Sen artık kör olursun bunu bilesin, dediler.
Antepli hoca yaptığı edepsizliğin farkına varıp Mehmed Emîn Efendinin evini öğrenip huzûruna gitti. Ayaklarına kapanıp;
- Aman efendim kusurumu affedin, diye yalvardı. Bu yalvarması üzerine;
- Hayır söz geri dönmez! Sonra yerine gözümüzün birini vermek gerekir, buyurdu.
Antepli hoca bu sözleri işitince, o kadar çok yalvarıp özür diledi ki,
Mehmed Emîn Efendi;
- Hoş! Şimdi hiç olmazsa bâri bir nebzecik, dedi.
Bundan sonra Antepli hoca on altı ay devamlı göz ağrısı çekti. Daha sonra Mehmed Emîn Efendinin duâsı ile göz ağrısından kurtuldu. Bu hâdiseden sonra ona son derece bağlı ve hürmetli, edepli oldu. Hattâ meclislerde, toplantılarda ve vâzlarından sonra;
- Tokatlı Mehmed Emîn Efendimiz cennetliktir. Onun ayağının tozu toprağı olayım, der, böylece ona olan inancını ve sevgisini dile getirirdi.
HTML clipboard
Sefaat.Com
Mustafa Gumus - Bulbullerin Zikri rar sifresi: www.islamgul.com
MustafaGuemues-Buelbuel_uen_Zikri.rar
Anonim - Medineye Varamadım rar sifresi: www.islamgul.com
Anonim-MedineyeVaramadim.rar
Anonim - Dua rar sifresi: www.sefaat.com
Anonim-Dua..rar
Cemal Akcil - Garip Yolcu Albumu rar sifresi: www.islamgul.com
Cemal_Akcil-Garip_Yolcu.rar
Nazeel Azami - Rahmanur Rahim Albumu rar sifresi: www.islamgul.com
Nazeel_Azami_-_Rahmanur_Rahim.rar
İslami Sohbet
Yorumlar
Tavsiyeler
Namaz
Tag Keywords
- 2008 Abdurrahman-Onul-Arafat-Dagi Abdurrahman-onul-ey-resul abdurrahman-onulabdurrahman-onul abdurrahman onul Acar Acilsin Akcil ali ercan Ali Ercan-Medineye Varamadım Allah ALLAHIM aylar Bahadir Bawe belgesel bize emanet Can Celaleddin Ada - Gel Sultanim Cemal cemal akcil Dergah Dergahi Diye dua durgun dursun efendimiz esmaul hüsna Güzeller Güzeli Efendim Gavs geceleri getsmile Grubu Gul Gulunce Hacegan hasan Hay hayvan hayvan sevgisi Huzbullah Ilahi ilahi indir Ilahiler Ilim Islam istigfar izle Kabe kadir kadir gecesi kalb kandil kandil geceleri kandiller kerbela kerim klip Kovancilar kuran dinle Kurtce mahmut mahmut durgun medine Mekke Menzil msn smiles Muhabbet Mustafa Nakşi Naksibendi namaz postsmile program programlar Rahmi ramazan ramazan ayi ramazan duasi RashulAllah Ravza receb ayi Resule ruh s.a.v. saban salavat Sen sevgisi Seyda Seydam seydam doyulmuyor Seyfullah seygam siir Sofi Sofiler Sufi sultanim tövbe temizlenmesi Tuncer uc aylar ummetim vista vurgunlardayim xp xp görünüm Yollar
Sanatcilar
Son Eklenenler
- Her şeyde bir hayır vardır
- Esmaul Husna
- Sabah Namazina Nasil Kalkilir
- Fatih Sultan Mehmet Han
- Çanakkale Geçilemedi
- Siyer-i Nebi
- Kurani Kerim Ogretimi 5.93
- Kavimlerin Helaki-Belgesel
- Firavunun Sonu-Belgesel
- Hz.Yusuf Belgeseli
- Hz.Isa Belgeseli
- Hz. Musa (belgesel)
- Suçlu çocuk yoktur…
- Kutsal Şehir Kudüs
- Sevginle kuşat Ya Vedud
- Efendimiz’in tıbbi tavsiyeleri
- Seref Dursundan Secme eserler
- Seyfullahdan Secme eserler
- Bitdefender 8 Pro Plus. Türkce + 27 yıl Lİsans
- Advanced Uninstaller Programi
- Abdurrahman Önül-Dag Tas Allah der
- Cok guzel Ilahi Mix
- Bedava-Site Kurmak Ve Host
- Oruç ve merhamet duygusu
- Ana Hakkı ve Alkama’nın Sonu



